Gülün başkenti Isparta, tarihi bir kiliseyi dönüştürerek Türkiye’nin koku hafızasını koruma altına alan devrim niteliğinde bir müzeye ev sahipliği yapıyor.
Isparta, dünya çapında bilinen gül ve gül yağı üretimindeki başarısını, şimdi de eşsiz bir kültür projesiyle taçlandırıyor. 1750’li yıllarda inşa edilen tarihi Aya Baniya Kilisesi, Isparta Belediyesi tarafından yürütülen restorasyon çalışmalarıyla "Misparta Koku Medeniyeti" müzesine dönüştürüldü. Dünyada sadece beş örneği bulunan bu özel müze, Türkiye’de alanında bir ilk olma unvanını taşıyor.
Tarihin tozlu sayfalarından gelen formüller
Müzenin en dikkat çekici parçalarından biri, Mezopotamya kökenli olan ve 4 bin 500 yıllık bir geçmişe uzanan dünyanın en eski parfüm formülü. Deneysel arkeoloji çalışmalarıyla günümüze kazandırılan bu özel karışım, içerisinde gülün de bulunduğu 16 farklı ham maddeyi barındırıyor. Bu nadide eser, dünyada sadece Isparta’daki bu müzede ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.
Geçmişten geleceğe koku serüveni
Müze, sadece sergilenen eserlerle değil, sunduğu interaktif deneyimlerle de dikkat çekiyor. Küratör Meryem Karakurt Göksal, müzenin yaşayan bir yapı olduğunu belirterek, ziyaretçilerin sadece tarihi kokuları keşfetmekle kalmayıp, atölye çalışmalarıyla kendi parfümlerini tasarlayabildiklerini ifade ediyor. Göksal, "Gülün tıptan mutfağa kadar hayatın her alanındaki yerini ve Anadolu’nun zengin koku kültürünü burada yaşatıyoruz" diyerek projenin önemine vurgu yapıyor.
Duyulara hitap eden yaşayan müze
Ziyaretçiler, müze bünyesindeki özel deneyim alanlarında 12 farklı koku türünü keşfetme fırsatı buluyor. Ahşap oyma sanatıyla hazırlanan estetik formlar içerisinde sunulan bu kokular, ziyaretçilere görme, işitme ve koklama duyularını aynı anda kullanabilecekleri bir ortam sağlıyor. Yaklaşık 600 farklı koku seçeneğiyle kişiye özel parfüm tasarlama imkânı sunan merkez, koku hafızasını tazelemek isteyenler için benzersiz bir durak haline geldi.
Ücretsiz erişimle kültür mirasına davet
Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in vizyonuyla hayata geçirilen ve herkese açık olan müzede, girişler tamamen ücretsiz olarak sağlanıyor. Geçmişte Atatürk’e ait koku ve şişelerin sergilenmesi gibi özel etkinliklere de ev sahipliği yapan Misparta, sadece bir müze değil, aynı zamanda şehrin kültürel kimliğini geleceğe taşıyan bir köprü vazifesi görüyor. Koku medeniyetini yerinde deneyimlemek isteyenler, Isparta’nın tarihi dokusunda unutulmaz bir yolculuğa çıkıyor.