Yeni Birlik Gazetesi
Yeni Birlik Gazetesi Kültür Sanat 600 yıllık mutfak yeniden açıldı: Bursa'da lezzet arayanların yeni rotası!

600 yıllık mutfak yeniden açıldı: Bursa'da lezzet arayanların yeni rotası!

Osmanlı saray mutfağından Balkan ve Tatar göçlerinin esintilerine uzanan asırlık lezzet mirasçıları, Bursa Kültür Yolu Festivali’nde kurulan 50 özel noktada gastronomi tutkunlarını ağırlıyor.

Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin Bursa ayağı, bu yıl da kentin asırlık mutfak mirasını vitrine çıkarıyor. Osmanlı Devleti’ne ilk başkentlik yapan şehir, saray mutfağının zarafetini, Balkanlar ve Tatar coğrafyasından taşınan göçmen tariflerini, bereketli Bursa Ovası’nın yerel ürünleriyle harmanlayarak devasa bir gastronomi şölenine dönüştürüyor. Festival kapsamında hayata geçirilen "50 Lezzet Noktası" uygulaması ise şehre gelen binlerce ziyaretçiyi en doğru ve en köklü lezzet duraklarıyla buluşturuyor.

Kültürlerin Sentezi: İskender’den Tahanlı Pideye

Festivalin ev sahibi şeflerinden Gürkan Kaya, Bursa mutfağının sadece birkaç popüler yemekle sınırlandırılamayacak kadar derin bir tarihsel katmana sahip olduğunu vurguluyor. İlk kez gelen misafirlerin mutlak dondurulamaz üçlüsünün İskender kebabı, cantık ve kazandibi olduğunu belirten Kaya, kurulan Lezzet Noktası ağının önemine dikkat çekiyor. Kaya’ya göre bu uygulama, hem şehir dışından gelen turistlerin "doğru adreste, doğru lezzeti" deneyimlemesini sağlıyor hem de yıllardır kalitesinden ödün vermeyen yerel esnafın emeğini taçlandırarak kent ekonomisine doğrudan katkı sunuyor.

Yarım Asırlık Miras: Babadan Oğula Bursa Kebabı

Festival rotasının en çok ilgi gören duraklarından biri, 1976 yılından bu yana usta-çırak ve baba-oğul ilişkisiyle ayakta kalan Kebapçı Hüseyin. İşletmenin ikinci kuşak temsilcisi Mutlu Karaman, babasından devraldığı bayrağı aynı reçete ve özenle taşıdıklarını ifade ediyor. Festival döneminde özellikle şehir dışından gelen konukların yoğun bir talep oluşturduğunu belirten Karaman, ziyaretçilerin gastronomi haritasını şu sözlerle özetliyor: "Misafirlerimizin ilk durağı her zaman Bursa kebabı oluyor. Ardından tahinli pide ve pideli köfte geliyor. Kapanışı ise süt helvası ve kestane şekeri gibi kentin imza tatlılarıyla yapıyorlar."

Bir Asırdır Aynı Fırından Yükselen Koku

Muradiye semtinin tarihi sokaklarında, 1928 yılından bu yana aralıksız tüten bir ocak var: İnanç Fırın. Mübadele döneminde işletilmeye başlanan bu tarihi ekmek fırınının dördüncü kuşak temsilcisi Bülent Mertyürek, yaptıkları işi ticaretten öte kültürel bir sorumluluk olarak gördüklerini dile getiriyor. Bursa mutfağının yerel üreticiyi destekleyen yapısına değinen Mertyürek, İnegöl’ün cevizinden Bursa’nın ununa ve yağına kadar tüm ham maddeleri yerel üreticiden aldıklarını belirtiyor. Mertyürek’e göre coğrafi işaretli cevizli lokum, tahinli pide ve ekşi mayalı ekmekler, bu toprakların nesilden nesle aktarılan en somut hafıza kartları.

600 Yıllık İmarethanede Saray Menüsü

Festivalin en mistik gastronomi durağı ise şüphesiz Han 1426. Sultan II. Murad tarafından tam 600 yıl önce bir imarethane (aşevi) olarak inşa edilen bu tarihi yapı, bugün aslına uygun bir misyonla konuklarını ağırlıyor. İşletme Müdürü Tarık Asa, tarihi atmosferde sundukları Muradiye Çorbası, Mutancana ve Fukara Keşkülü gibi saray yemeklerinin festival süresince çevre illerden gelen turistlerden büyük ilgi gördüğünü, bu sayede hem tarihin hem de damak tadının aynı potada eritildiğini belirtiyor.

Kentin bir diğer asırlık markası olan Mehmet Tanju Geye Dondurma ise yaklaşık 100 yıllık dondurma ve kazandibi geleneğini köylerden taze gelen sütlerle yaşatarak, festivalin tatlı sonunu yazan duraklardan biri oluyor. 50 Lezzet Noktası, Bursa’nın gastronomi kimliğini geleceğe taşırken usta-çırak ilişkisini ve yerel üretimi de diri tutmaya devam ediyor.