Manisa’nın Demirci ilçesinde yarım asrı deviren bir zanaat tutkusu, küçük bir atölyede her sabah yeniden hayat buluyor.
Manisa'nın Demirci ilçesinde yaşayan 77 yaşındaki Orhan Karakaya, 1962 yılından bu yana sürdürdüğü bıçakçılık mesleğiyle bölgenin yaşayan hafızası konumunda. Hacıhasan Mahallesi'ndeki 15 metrekarelik mütevazı dükkanında, babası "Makasçı Şükrü"den devraldığı meslek bayrağını 64 yıldır aynı heyecanla taşıyan Karakaya, çeliğe şekil vermenin inceliklerini kuşaktan kuşağa aktarıyor.
Zanaatın püf noktası su verme işlemi
İlkokul yıllarında çırak olarak adım attığı atölyesinde, kaliteli bir ürün ortaya koymanın sırrının "su verme" aşamasında saklı olduğunu belirten usta, geleneksel yöntemlerden taviz vermiyor. Paslanmaz çelikleri titizlikle kesip ocakta dövdükten sonra zeytinyağında dinlendiren Karakaya, ardından gerçekleştirdiği çift bileme işlemiyle ürünlerini kullanıma hazır hale getiriyor.
Bölge ekonomisine el emeğiyle destek
Karakaya'nın ürettiği el yapımı aletler, Demirci'nin köklü halıcılık ve hayvancılık kültüründe kritik bir rol oynuyor. Özellikle küçükbaş hayvan yetiştiricilerinin vazgeçilmezi olan yün kırkma makaslarının yanı sıra; yöreye özgü kavisli ekmek bıçakları, bağ aşı bıçakları ve halı dokuma ip kesme bıçakları da usta ellerden çıkıyor.
Ateş başında geçen bir ömür
İki evladını da bu zanaatla yetiştiren ve mesleğin inceliklerini onlara da öğreten Karakaya, sağlığı elverdiği sürece örsün başından ayrılmayacağını ifade ediyor. Çocuklarının da zaman zaman destek verdiği emektar usta, "Ateşin başında çeliği dövmeye devam edeceğim" diyerek mesleğine olan tutkusunu dile getiriyor.
Yıllardır Karakaya'nın müşterisi olan çoban İbrahim Gür ise, usta için "Hem esnaflığı hem de işçiliğiyle bölgenin güvenini kazanmış bir isimdir, kurban bıçaklarımızdan kırkım makaslarımıza kadar her işimizi gönül rahatlığıyla ona emanet ederiz" yorumunda bulunuyor.