Türkiye’nin kültürel miras envanterinde çok özel bir yere sahip olan ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde parıldayan Kastamonu’daki Mahmut Bey Camii, geçmişte film senaryolarını aratmayacak bir kültür yağmasından son anda kurtulmuştu. Camiden 1997 yılında çalınan yaklaşık 660 yıllık tarihi ahşap kapının Kastamonu’dan Manisa’ya uzanan maceralı yolculuğu ve kurtarılma hikayesi, kültürel varlıkların korunmasında tarihi bir başarı örneği olarak hafızalardaki tazeliğini koruyor.
Çivisiz Mimari ve Ahşap Oymacılığının Zirvesi
Candaroğulları Beyliği döneminde, 1366 yılında Kastamonu’nun Kasaba köyünde inşa edilen Mahmut Bey Camii, tamamen çivisiz yapılan ahşap mimarisi ve göz alıcı kalem işi süslemeleriyle dünya çapında bir şöhrete sahip. Yapının en çok dikkat çeken ve döneminin estetik dehasını yansıtan parçası ise hiç şüphesiz ana giriş kapısıydı. Sanat tarihçileri ve uzmanlar tarafından Anadolu ahşap işçiliğinin nadide bir başyapıtı olarak kabul edilen bu kapı, yüzyıllar boyunca orijinalliğini korumayı başarmıştı; ta ki 1997 yılındaki o karanlık geceye kadar.
Uluslararası Kaçakçılık Şebekesinin Planı Son Anda Bozuldu
1997 yılında kimliği belirsiz kişilerce camiden sökülerek çalınan tarihi kapı için güvenlik güçleri geniş çaplı bir operasyon başlatmıştı. Kültür kaçakçılarının izini süren ekipler, asırlık eseri yurt dışına kaçırılmak üzereyken Manisa’da bir okul bahçesinde gizlenmiş halde buldu. Akılalmaz bir operasyonla ele geçirilen kapı, sınır dışına çıkmadan yeniden ait olduğu topraklara, Kastamonu’ya nakledildi. Dönemin en büyük tarihi eser kurtarma başarılarından biri olan bu operasyon, bir tarihin yok olmasının önüne geçti.
Gelecek Nesiller İçin Çifte Koruma: Orijinali Müzede, Kopyası Camide
Güvenlik güçlerince kurtarılan asırlık kapının, dış ortam şartlarından olumsuz etkilenmemesi ve benzer bir hırsızlık girişimiyle yeniden karşı karşıya kalmaması adına stratejik bir karar alındı. 660 yıllık orijinal şaheser, kontrollü iklimlendirme ve yüksek güvenlik şartlarının sağlandığı Kastamonu Livapaşa Konağı Etnografya Müzesi’nde koruma altına alınarak ziyarete açıldı. Mahmut Bey Camii’ne ise tarihi dokuyu bozmayacak şekilde birebir ölçülerde üretilen aslına uygun bir kopyası yerleştirildi.
Kültürel miras bilincinin en somut örneklerinden biri olan bu süreç, hem asırlık caminin ruhunu koruyor hem de orijinal eserin gelecek kuşaklara güvenle aktarılmasını sağlıyor. Tarihi kapı, hem müzedeki aslıyla hem de camideki kopyasıyla yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgisini çekmeye devam ediyor.