Türk edebiyatının ve toplumcu gerçekçi şiir akımının müstesna isimlerinden usta şair Sabahattin Yalkın, 92 yaşında hayata gözlerini yumdu. Eserlerinde Anadolu insanının çilesini, umudunu ve Akdeniz’in bitmek bilmeyen enerjisini özgün bir potada eriten duayen sanatçının vefatı, kültür-sanat camiasında derin bir üzüntüyle karşılandı.
İlk Gençlik Yıllarından Edebiyat Dergilerine Uzanan Bir Ömür
Henüz lise sıralarındayken edebiyata ve kelimelerin büyülü dünyasına gönül veren Sabahattin Yalkın, yazı hayatına ilk olarak yerel basın organlarında başladı. Üretkenliği ve toplumsal meselelere olan duyarlılığıyla kısa sürede dikkat çeken usta kalem; ilerleyen dönemlerde dönemin entelektüel hafızasını oluşturan Yelken, Yeditepe, Türk Dili, Dost ve İmece gibi saygın edebiyat dergilerinin müdavim yazarlarından biri haline geldi. Yalkın, bu edebiyat mecralarında okuyucuyla buluşan ilk dönem eserlerinde "Topaloğlu" soyadını kullanarak edebiyat dünyasında kendine has, saygın bir yer edindi.
"Akdeniz Delisi" İle Ölümsüzleşen Dizeler
Uzun yıllar boyunca biriktirdiği, adeta ilmek ilmek dokuduğu şiirsel mirasını ilk kez 1988 yılında kitaplaştıran Sabahattin Yalkın, bu seçkiye "Akdeniz Delisi" adını vermişti. Coğrafyanın insan ruhu üzerindeki etkisini, toplumsal adaletsizlikleri ve halkın günlük yaşam mücadelesini lirik ve bir o kadar da vurucu bir dille aktaran kitap, Türk şiir tarihinde önemli bir kilometre taşı olarak kayıtlara geçti.
Edebiyat Çınarına Karacaahmet’te Son Görev
Ardından yüzlerce dize ve Türk kültür hayatına yön veren nitelikli bir külliyat bırakan Sabahattin Yalkın, dün düzenlenen cenaze töreninin ardından İstanbul’un tarihi mekanlarından Karacaahmet Mezarlığı’nda sonsuzluğa uğurlandı. Ailesi, yakın dostları ve edebiyat dünyasından çok sayıda ismin katıldığı törende, usta şairin toplumcu çizgisi ve edebiyata katkıları saygıyla yad edildi.