Kültür ve Turizm Bakanlığının uluslararası ölçekte ses getiren organizasyonu İstanbul Kültür Yolu Festivali, dünya çapında ün kazanmış sanat topluluklarını Türkiye'deki sanatseverlerle buluşturmaya hız kesmeden devam ediyor. Festivalin beşinci gün programı, Stanislavski ve Nemiroviç-Dançenko Bale Topluluğu'nun Türkiye'deki ilk sahne performansına ev sahipliği yaptı. Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Tiyatro Salonu’nda gerçekleşen "Figures and Counterparts" başlıklı Stanislavsky Ballet Gala, İstanbullulardan büyük ilgi gördü. Etkinlik saati öncesinde AKM meydanında ve giriş kapılarında uzun kuyruklar oluşturan sanatseverler, tarihi bir bale gecesine tanıklık etti.

Klasik Miras Çağdaş Koreografiyle Yeniden Yorumlandı
Topluluğun İstanbul'a özel hazırladığı gala programı, klasik bale disiplininin çağdaş koreografik dokunuşlarla nasıl zenginleştiğini gözler önüne serdi. Gecenin açılışı, topluluğun Sanat Yönetmeni ve usta koreograf Maxim Sevagin’in imzasını taşıyan “In Dim Figures” eseriyle yapıldı. Antonio Vivaldi’nin zamansız besteleri üzerine kurgulanan bu tek perdelik performans, izleyicilerden büyük alkış aldı.
Açılışın ardından seyirciler, bale repertuvarının kült eserlerinden seçilen özel bölümlerle büyüleyici bir yolculuğa çıkarıldı. “The Talisman” eserinden sunulan çarpıcı bir pas de deux performansına; Yuri Possokhov’un modern çizgiler taşıyan “Reflections”, Dmitry Bryantsev’in duygusal derinliğiyle öne çıkan “Illusive Ball” ve Ohad Naharin’in dinamik “Minus 16” adlı eserlerinden seçilen düetler eşlik etti. Kapanış ise yine Maxim Sevagin’in “Class Concert” adlı eserinden sahneye taşınan “Pavlova and Cecchetti” pas de deux’su ile ihtişamlı bir şekilde yapıldı.

1930'lardan Bugüne Uzanan Köklü Miras
Temelleri 1930'lu yıllarda atılan Stanislavski ve Nemiroviç-Dançenko Bale Topluluğu, neredeyse bir asırlık sahne tecrübesini modern dönemin estetik anlayışıyla birleştiren eşsiz bir ekole sahip. Repertuvarında klasik başyapıtları özenle koruyan topluluk, aynı zamanda Vladimir Burmeister gibi efsanevi isimlerin mirasını yaşatıyor ve günümüzün yenilikçi koreograflarına da alan açıyor. Bugüne dek Avrupa'dan Asya'ya, Kuzey Amerika'dan Güney Amerika'ya kadar dünyanın dört bir yanında kapalı gişe sahne alan topluluk, AKM'deki bu ilk performansıyla uluslararası başarılarına bir yenisini daha eklemiş oldu.

AKM'de Sanat Şöleni Hız Kesmeden Devam Ediyor
İstanbul Kültür Yolu Festivali, baleden flamenkoya, klasik müzikten halk ezgilerine kadar geniş bir yelpazede hazırlanan programıyla AKM'de kültür sanat rüzgarları estirmeyi sürdürüyor. Gelecek günlerin dikkat çeken etkinlik takvimi ise şu şekilde:
1 Ekim Perşembe: Peradi Ensemble, AKM Tiyatro Salonu'nda Anadolu'dan Balkanlara uzanan geniş bir coğrafyanın ezgilerini 25 farklı dilde çok sesli olarak yorumlayacak. Aynı akşam, Anadolu Ateşi Dans Topluluğu 18 yıldır kapalı gişe oynayan efsanevi "Troya" gösterisiyle dev kadrosunu sahneye taşıyarak Homeros'un destanını dansla yeniden yazacak.
2 Ekim Cuma: Piyanist ve besteci Büşra Kayıkçı, “Beyond Walls – Istanbul” projesiyle İstanbul'un mimari hafızasını elektronik tınılar ve mekan kayıtlarıyla Tiyatro Salonu'na yansıtacak. Türk Telekom Opera Salonu'nda ise "Klarnetin Yıldızları" konserinde Hüsnü Şenlendirici, Serkan Çağrı, Vasilis Saleas ve Bülent Altınbaş (Kirpi) gibi virtüözler bir araya gelecek. Açık hava sahnesinin konuğu ise Oğuzhan Koç olacak.
3 Ekim Cumartesi: Şef Hasan Niyazi Tura yönetimindeki İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası, dünyaca ünlü piyanist Yekwon Sunwoo eşliğinde Türk Telekom Opera Salonu'nda klasik müzik ziyafeti sunacak. Tiyatro Salonu'nda Yavuz Bingöl "Efsun of Anatolia" projesiyle Anadolu ezgilerini cazla harmanlarken, açık havada Derya Uluğ rüzgarı esecek.
4 Ekim Pazar: Chromas, çok sesli vokal müziğin sınırlarını zorlayan özel repertuvarıyla Tiyatro Salonu'nda izleyici karşısına çıkacak. Türk Telekom Opera Salonu ise Georges Bizet’nin unutulmaz eseri "Carmen"i, Aida Gómez ve topluluğunun ateşli flamenko yorumuyla ağırlayacak. Festivalin açık hava programı, Motive konseriyle coşkulu bir şekilde noktalanacak.