Sinema dünyasının heyecanla takip ettiği 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, ödül gecesi öncesinde dolu dolu bir programla seyircisini ağırladı. Festivalin sekizinci gününe, Onur Ödülü'nün sahibi dünyaca ünlü yönetmen Ferzan Özpetek'in gerçekleştirdiği ustalık sınıfı ve Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması kapsamında perdeye yansıyan iki dünya prömiyeri damgasını vurdu.
Ferzan Özpetek’ten Samimi Sinema Dersi: “Sezgilerime Güvenirim”

Akın Kılıç’ın moderatörlüğünde sinemaseverlerle bir araya gelen usta yönetmen Ferzan Özpetek, sinema serüveninin başlangıcından bugüne uzanan deneyimlerini paylaştı. İtalya'daki öğrencilik yıllarında yönetmenlerle diyalog kurabilmek adına röportajlar yaparak sektöre adım attığını hatırlatan Özpetek, set ortamıyla ilk temasını aktör Massimo Troisi aracılığıyla kurduğunu ifade etti.
Kariyerinin mihenk taşı sayılan ilk uzun metrajı "Hamam"ın beş yıllık meşakkatli bir emeğin ürünü olduğunu belirten yönetmen, 300 bin dolarlık kısıtlı bir bütçeyle tamamlanan filmin Cannes Film Festivali'ndeki "Yönetmenlerin On Beş Günü" bölümüne seçilmesinin hayatını değiştirdiğini söyledi. Özpetek, Antalya'da kazandığı ödüllerde jüri başkanı Memduh Ün'ün verdiği desteği de minnetle andı.
Yönetmenlikte şans faktörünün vazgeçmeme iradesiyle birleştiğinde anlam kazandığını vurgulayan usta isim, genç meslektaşlarına ışık, renk ve ayrıntıların diline odaklanmalarını tavsiye etti. Sette genellikle çift kamera tercih ettiğini ve kurguyu çekim anında kafasında şekillendirdiğini dile getiren Özpetek; oyuncu dinamiğine ve ortamın enerjisine göre diyaloglarda esneklik sağladığını belirterek, film çekmeyi yemek yapmaya benzetti: "Her ikisi de katı ölçülerden ziyade güçlü içgüdülerle hayat bulur."
Bağımsız Sinemanın Aynası: "Patates Kızartması"
Günün ilk prömiyerinde yönetmen Sinan Biçici’nin imzasını taşıyan "Patates Kızartması" seyirciyle buluştu. Gösterimin ardından film ekibi izleyicilerin merak ettiği soruları yanıtladı. Başlangıçta tek günde tamamlanması planlanan çekimleri üç güne yaydıklarını aktaran yönetmen Biçici, oyuncuların doğaçlama performanslarına tanıdığı alanın filme büyük bir doğallık kazandırdığını belirtti.
Filmde rol alan Bülent Emrah Parlak, çekimlerin üzerinden henüz 50 gün geçmişken festival seçkisinde yer almalarını mizahi bir dille değerlendirirken; Serdal Genç ve Serkan Genç kardeşler canlandırdıkları yönetmen profillerini farklı yönetmenlik tarzlarından esinlenerek kurguladıklarını kaydetti. Oyuncu Elit Andaç Çam ise projenin set arkasındaki görünmeyen emek hiyerarşisine dikkat çektiğini vurguladı.
Filmin dikkat çeken bir diğer unsuru ise müziksiz kurgusu oldu. Müziğin kimi zaman izleyicinin duygularını yönlendiren bir araca dönüştüğünü ifade eden yönetmen Biçici, yalın ve sahici atmosferi korumak adına müzikten bilinçli olarak kaçındıklarını açıkladı.
Aile İçi Yüzleşmenin Hikayesi: "Beklenti"
Ulusal Yarışma'nın son dünya prömiyeri, yönetmen Ali Özel'in "Beklenti" adlı yapımıyla gerçekleşti. Film ekibinin geniş bir katılımla yer aldığı söyleşide Ali Özel, "Bozkır" filminin ardından babasının rahatsızlığı sebebiyle memleketi Konya'ya dönüş sürecini ve bu dönemde yaşadığı içsel muhasebeyi anlattı.
Özel, filmin çıkış noktasını şu sözlerle aktardı:
"Gençliğimde babamla gerilimli bir bağımız vardı, yıllar içinde bu durum derin bir dostluğa evrildi. Hastane günlerinde hatanın büyük kısmının bende olduğunu fark ettim; çünkü karşımdaki insanı olduğu gibi kabul etmek yerine kendi beklentilerimi dayatıyordum. Filmdeki karakterlerin hiçbiri kötü niyetli değil ancak kimse diyalog kapısını aralamaya cesaret edemiyor."
Filmi ilk kez beyazperdede izlediğini belirten tecrübeli oyuncu Hakan Salınmış, canlandırdığı karakterin kendi babalık ve evlatlık tecrübeleriyle örtüştüğünü dile getirerek filmin bitiminde uzun süre oturduğu koltuktan kalkamadığını aktardı. Yapım; aile içi sessizlikleri, karşılıklı beklentileri ve geçmişle hesaplaşmayı merkeze alan diliyle izleyicilerden yoğun ilgi gördü.
Altın Koza Heykelcikleri Bu Akşam Sahibini Buluyor
Dokuz gün boyunca film gösterimleri, söyleşiler ve atölyelerle sinemaseverlere kapılarını açan festival, Çukurova Üniversitesi Kongre Merkezi’nde saat 20.00’de düzenlenecek Büyük Ödül Töreni ile noktalanacak. Merakla beklenen Altın Koza heykelciklerinin sahiplerine kavuşacağı gecenin yanı sıra, gün boyunca yarışma filmlerinin tekrar gösterimleri, belgesel, kısa film ve çocuk seçkileri Adanalı sinemaseverlerle buluşmaya devam edecek.