Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde düzenlenen çalıştayda, UNESCO Acil Koruma Listesi’ndeki Ahlat taş işçiliğinin yarınlara aktarılması için stratejik yol haritası belirlendi.
Bitlis’in tarihi dokusuyla öne çıkan ilçesi Ahlat, kadim bir zanaatı geleceğe taşıyacak kritik bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü tarafından organize edilen Geleneksel Ahlat Taş İşçiliği Çalıştayı, sektör temsilcilerini ve uzmanları bir araya getirdi.
Anadolu’nun Taş Hafızası
Açılışta konuşan Bitlis Vali Yardımcısı Onur Aykaç, Ahlat taş işçiliğinin sadece bölgesel bir değer olmadığını vurguladı. Divriği Ulu Cami örneğini hatırlatan Aykaç, Ahlatlı Hürrem Şah’ın eserlerinin Anadolu’nun dört bir yanına yayılan köklü bir sanat geleneğinin temsilcisi olduğunu belirtti. Taşın sadece bir yapı malzemesi değil, bir kültür mirası olduğunu ifade eden Aykaç, bu çalıştayın zanaatın yaşatılması adına önemli bir adım olduğunu dile getirdi.
UNESCO Süreci ve Koruma Stratejileri
Toplantının önemine dikkat çeken Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdür Yardımcısı Dr. Serkan Emir Erkmen, Ahlat taş işçiliğinin Türkiye’nin UNESCO’ya tescil ettirdiği ilk taş işçiliği örneği olduğunu hatırlattı. Pandemi döneminde acil koruma listesine alınan bu değerin, uluslararası standartlarda korunması gerektiğini belirten Erkmen, "Bugün burada aldığımız kararları ve geliştirdiğimiz koruma yöntemlerini UNESCO’ya rapor olarak sunacağız. Amacımız, geçmişin mirasını bugünün perspektifiyle harmanlayarak sürdürülebilir kılmak" dedi.
Zanaatın Geleceği İçin Çözüm Arayışı
Çalıştay kapsamında düzenlenen oturumlarda, taş işçiliğinin karşılaştığı temel sorunlar masaya yatırıldı. Usta-çırak ilişkisinin günümüz şartlarında nasıl devam ettirileceği, ham maddeye erişim süreçleri ve geleneksel motiflerin özgünlüğünün korunması gibi başlıklar detaylıca ele alındı. Farkındalık oluşturma çalışmaları ve sektörel iş birliği modellerinin tartışıldığı etkinlik, uzmanların sunumları ve karşılıklı görüş alışverişleriyle tamamlandı. Bu buluşma, Ahlat taş işçiliğinin hem yerel hem de küresel ölçekte hak ettiği değeri görmesi için atılan somut bir adım olarak kayıtlara geçti.