Side Antik Kenti’nin ana ulaşım damarlarından biri olan ve "b Caddesi" olarak nitelendirilen 390 metre uzunluğundaki hat, uzman ekiplerin yoğun mesaisiyle tamamen gün ışığına kavuşturuldu. Gymnasiumun kuzeybatı köşesinden başlayıp Doğu Kapısı’na kadar uzanan bu anıtsal cadde, kentin yüzyıllar içerisindeki kentsel ve mimari değişimini gözler önüne seriyor.

Arkeolojik tespitlere göre, caddenin kuzey tarafında MS 2. yüzyılda inşa edilen doğu-batı uzantılı bir stoa (üstü kapılı sütunlu galeri) ve bu yapının ardına sıralanmış yaşam alanları yer alıyor. Günümüze kadar ulaşmayı başaran kapı eşikleri ve söveler, Roma mimarisinin ihtişamını modern dünyaya taşıyor.
Mitolojik sahnelerle süslü Herakles Kapısı büyüledi
Stoa hattı üzerinde doğudan batıya doğru yapılan incelemelerde; Batı Kapısı, Herakles Kapısı ve Kuzey Hamamı Kapısı olmak üzere üç ayrı anıtsal giriş belirlendi. Bu yapılar arasında estetik işçiliği ve mitolojik anlatılarıyla ön plana çıkan Herakles Kapısı, arkeoloji dünyasında heyecan yarattı.

Kapı üzerinde yapılan incelemelerde, mitolojide Herakles’in üstesinden geldiği 12 zorlu görevi temsil eden kabartmalar tespit edildi. Ayrıca kaset bölümlerinde Athena, Zeus, Artemis, Hygeia ve Tykhe gibi antik dönemin başat tanrı ve tanrıçalarının tasvirleri yer alıyor. Araştırmalar, MS 3. yüzyılın başlarında üretilen bu nadide kabartmaların, Geç Antik Çağ’daki yapılaşma sırasında devşirme malzeme olarak kapı mimarisine entegre edildiğini ortaya koydu.
Hristiyanlık dönemiyle değişen kent estetiği
Tarihsel süreçte kentsel işlevini koruyan b Caddesi, MS 5. yüzyıla gelindiğinde radikal bir dönüşüm geçirdi. Bölgede Piskoposluk Sarayı kompleksinin inşa edilmesiyle birlikte caddenin kuzey alanındaki bazı eski girişler kapatıldı ve stoa üzerinde daha gösterişli yeni kapılar açıldı.

Yapılan bu yeni düzenlemeler, caddeyi sadece bir geçiş güzergâhı olmaktan çıkararak kente Doğu Kapısı’ndan giriş yapan ziyaretçileri karşılayan görkemli bir prestij aksına dönüştürdü. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da yapılan çalışmaların Side'nin çok katmanlı tarihini koruma amacının bir parçası olduğunu vurgulayarak kazı ekibine ve Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü çalışanlarına teşekkürlerini sundu.