Yeni Birlik Gazetesi
Yeni Birlik Gazetesi Kültür Sanat Avrupa’nın adını duyunca titrediği isim! Barbaros Hayrettin Paşa’nın hiç bilinmeyen sırrı

Avrupa’nın adını duyunca titrediği isim! Barbaros Hayrettin Paşa’nın hiç bilinmeyen sırrı

O, sadece bir denizci değil; okyanusları dize getiren, Avrupa’nın "Barbarossa" diyerek titrediği bir imparatorluk mimarıydı. Osmanlı’nın ilk kaptanıderyası Barbaros Hayrettin Paşa, vefatının üzerinden asırlar geçse de zaferleriyle hala ufku selamlıyor.

Osmanlı Devleti’nin denizlerdeki hakimiyetini zirveye taşıyan, stratejik dehasıyla Akdeniz’i bir iç göl haline getiren Barbaros Hayrettin Paşa’nın hikayesi, başarılarla dolu bir tarih dersi niteliğinde. Hızır Reis olarak başladığı yolculuğu, bir imparatorluğun kaderini değiştiren "Hayrettin" sıfatıyla taçlandı.

Hızır Reis’ten Efsane "Barbaros" Lakabına

1478 yılında, bir sipahi olan Yakup Ağa’nın oğlu olarak dünyaya gelen Hızır Reis, denizcilik kariyerine ağabeyi Oruç Reis ile birlikte başladı. Avrupalıların, kızıl sakalları nedeniyle Oruç Reis’e taktığı "Barbarossa" lakabı, ağabeyinin vefatının ardından Hızır Reis’e miras kaldı. Türkçeye "Barbaros" olarak yerleşen bu isim, kısa sürede düşmanın korkulu rüyası haline geldi. Ona "dinin hayırlısı" anlamına gelen "Hayrettin" adını ise bizzat Yavuz Sultan Selim takdim etti.

Preveze: Tarihin En Kalabalık Deniz Meydan Muharebesi

Osmanlı denizciliğinin altın sayfasını yazan Paşa, Arta Körfezi’ndeki Preveze Deniz Muharebesi’nde devasa Haçlı donanmasını bozguna uğrattı. Bu tarihi savaşta Haçlılar tam 128 gemisini kaybederken, 29 gemi de Osmanlı donanması tarafından ganimet olarak ele geçirildi. Bu zafer, Akdeniz’deki Türk hakimiyetini tartışmasız bir noktaya taşıdı.

Kanuni’nin Vazgeçilmez Amirali ve Çok Yönlü Bir Deha

Barbaros Hayrettin Paşa, Kanuni Sultan Süleyman döneminde kaptanıderyalık makamına getirilerek amiralliğe kadar yükseldi. Sadece bir savaşçı değil, aynı zamanda büyük bir stratejist ve entelektüeldi. Rumca, Arapça, İspanyolca, İtalyanca ve Fransızca gibi Akdeniz’in tüm dillerine hakim olan Paşa, modern tersaneciliğin ve gemi üretiminin de mimarı oldu. Onun ekolünden yetişen denizciler, Osmanlı donanmasını yüzyıllarca ayakta tuttu.

Beşiktaş’ta Bir Çınar Devrildi

4 Temmuz 1546’da 76 yaşında hayata gözlerini yuman büyük amiral, arkasında devasa bir miras bıraktı. Naaşı, Beşiktaş’ta kendi adına yaptırılan medresenin yanına, dönemin dahi mimarı Mimar Sinan tarafından inşa edilen türbeye defnedildi. Bugün Beşiktaş İskelesi’nde yankılanan dalgalar, hala onun denizlere hükmettiği o muazzam yılları fısıldıyor.