Türkiye’nin yakın tarihinde derin izler bırakan eski Diyarbakır Cezaevi, geçmişin acı hatıralarını geleceğin eğitim ve kültür meşalesine dönüştürmek amacıyla dev bir projeyle yeniden ayağa kaldırılıyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, alan üzerinde süren "Diyarbakır Anı Müzesi ve Kültür Merkezi" çalışmalarını yerinde inceleyerek projenin geldiği aşamayı kamuoyuyla paylaştı. Bir dönem insan haklarının askıya alındığı yapının, artık toplumsal hafızayı diri tutan ve 24 saat yaşayan bir kültür adası olarak hizmet vereceği belirtildi.

Bizzat O Dönemi Yaşayanların Tanıklığıyla Kurgulandı
Projenin yalnızca bir restorasyon çalışması olmadığının altını çizen Bakan Ersoy, sergileme ve teşhir konseptinin geniş bir danışma kurulu eşliğinde hazırlandığını ifade etti. Alanında uzman akademisyenler, tarihçiler ve sivil toplum kuruluşlarının yanı sıra, geçmişte bu cezaevinde yatmış kadın ve erkek mağdurlarla yapılan saha görüşmeleri projenin nirengi noktasını oluşturdu. Yapı, cuntanın demokrasiye verdiği zararları gözler önüne sererken, saklanan gerçeklerle yüzleşilmesini sağlayacak bir bilim ve eğitim yuvasına dönüştürülüyor.

47 Dönümlük Dev Kompleks: Neler Yer Alacak?
Mülkiyet devrinden yapısal güçlendirmelere kadar tüm hukuki ve mimari süreçleri adım adım tamamlanan 47 dönümlük yerleşkede, 18 bin 500 metrekarelik kapalı alan hafıza müzesi ve kütüphane olarak tasarlandı. Toplam 5 bloktan oluşan yapının ilk 3 bloğu Hafıza Müzesi ve çok amaçlı sergi salonu, kalan 2 bloğu ise dev bir kütüphane olarak hizmet verecek. Eskiden spor salonu olarak kullanılan mekan ise 520 kişilik modern bir tiyatro ve güzel sanatlar salonuna dönüştürüldü. Geniş peyzaj alanları sayesinde merkez, açık hava etkinliklerine de ev sahipliği yapacak.

Kapılar 2027’nin İlk Yarısında Açılıyor
Restorasyon, çatı ve mekanik altyapı çalışmalarının tamamlandığını belirten Ersoy, projenin teşhir-tanzim aşamasına geldiğini ve hedeflenen açılış tarihinin 2027 yılının ilk yarısı olduğunu duyurdu. Eski mağdurlardan biri olan AK Parti Diyarbakır Milletvekili Mehmet Galip Ensarioğlu da alanın aslına uygun şekilde dönüştürüldüğünü belirterek, Diyarbakır halkının uzun yıllardır beklediği bu adımın hem yaşanan acılardan ders çıkarılmasına hem de demokrasinin teminat altına alınmasına büyük katkı sunacağını vurguladı.