Bakan Ersoy, sergi ziyareti sonrası yaptığı değerlendirmede, "Fuadnâme" sergisinin Fuat Başar’ın hat ve ebrû sanatındaki 50 yıllık tecrübesini, duygu ve düşünce dünyasını yansıtan geniş bir pencere olduğunu ifade etti. Serginin oluşum sürecine değinen Ersoy, projenin merhum Mahmud Bedreddin Yazır’ın “Kalem Güzeli” adlı eserinden ilham alarak başladığını ve bu sanat yolculuğunun önemli duraklarını bir araya getirdiğini belirtti.
Fuat Başar’ın Türk-İslam sanat geleneğinin iki önemli dalı olan hat ve ebrû sanatına ömrünü vakfettiğini kaydeden Ersoy, sanatçının bu alanda ulusal ve uluslararası düzeyde saygın bir konuma sahip olduğunu vurguladı. Başar’ın bugüne kadar 600’e yakın sergide yer aldığı ve eserlerinin dünya genelinde pek çok müze ile özel koleksiyonda bulunduğu bilgisi paylaşıldı.

Geleneksel Sanatlarda Ustadan Çırağa Süreklilik
Serginin en dikkat çekici özelliklerinden biri, geleneksel "usta-çırak" ilişkisini yansıtması oldu. Bakan Ersoy, Fuat Başar’ın sadece kendi eserleriyle değil, yetiştirdiği öğrencilerle de güçlü bir sanat silsilesi kurduğunu dile getirdi. Sergi kapsamında Başar’ın yanı sıra öğrencilerinin eserlerine de yer verilmesinin, sanat geleneğinin seleften halefe aktarılmasındaki sürekliliği somut bir şekilde gözler önüne serdiği belirtildi.
Bakan Ersoy, Fuat Başar’ın sanat otoritesinin uluslararası devlet protokollerindeki yansımalarına da dikkat çekti. Başar’ın Japon İmparatoru, Malezya Başkanı ve Suudi Arabistan Kralı gibi birçok dünya lideri ve devlet büyüğü için hazırladığı tuğralar, sanatçının bu alandaki yetkinliğinin bir göstergesi olarak değerlendirildi.

Yaşayan İnsan Hazinesi ve Kültürel Miras
Sanatçının hayat hikayesine ve çok yönlü sanat anlayışına temas eden Ersoy, Fuat Başar’ın tıp eğitimini yarıda bırakarak sanatı hayatının merkezine aldığını hatırlattı. Hat ve ebrû sanatlarının yanı sıra şiirle de ilgilenen Başar’ın, geniş bir yelpazede sanat icra ettiği ifade edildi.

Fuat Başar, geleneksel sanatlara sunduğu katkılar nedeniyle 2009 yılında “Yaşayan İnsan Hazinesi” ilan edilmiş, 2019 yılında ise Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görülmüştü. Bakan Ersoy, bu birikimin güçlü bir kültür mirasının inşası için stratejik bir öneme sahip olduğunu belirterek, “Fuadnâme”nin yalnızca bir sergi değil, aynı zamanda yarım asırlık bir emeğin, bir mektebin ve bir sanat anlayışının ifadesi olduğunu söyledi.

Bakan Ersoy, konuşmasının sonunda tüm vatandaşları ve sanatseverleri Ankara Resim ve Heykel Müzesi’nde yer alan bu özel sergiyi görmeye davet ederek katılım gösterenlere teşekkürlerini sundu.