Yeni Birlik Gazetesi
Yeni Birlik Gazetesi Kültür Sanat Başkonsolosun evinden müze çıktı: Smyrna’nın kayıp portresi artık evinde!

Başkonsolosun evinden müze çıktı: Smyrna’nın kayıp portresi artık evinde!

Yıllar önce yasa dışı yollarla Türkiye’den kaçırılan ve ABD’deki Denver Sanat Müzesi koleksiyonunda bulunan paha biçilemez mermer heykel başı, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın dedektif gibi iz sürdüğü başarılı bir operasyonla İzmir’e geri getirildi.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, dünya çapında ses getiren bir iade haberini müjdeledi. ABD’nin Colorado eyaletinde bulunan Denver Sanat Müzesi, envanterindeki Anadolu kökenli eseri Türkiye’ye geri verme niyetini bildirdi. Yapılan incelemeler sonucunda eserin, 1934 yılındaki kazı raporlarında dahi adı geçen, Smyrna (İzmir) kökenli bir şaheser olduğu tescillendi. Bakan Ersoy, eserin iadesini "Kültürel mirasımızı kararlılıkla korumaya devam edeceğiz" sözleriyle duyurdu.

Başkonsolos Eşinin Koleksiyonundan Çıktı

Tarihî eserin yurt dışına çıkış hikâyesi, oldukça ilginç bir detayı da gün yüzüne çıkardı. Heykel başının, 1946–1948 yılları arasında İstanbul’da görev yapan ABD Başkonsolosu Clarence Edward Macy’nin eşi Marie Thérèse Macy tarafından 1989 yılında müzeye bağışlandığı anlaşıldı. Ancak Bakanlık uzmanlarının arşivlerde yaptığı titiz taramalar, eserin 1934 tarihli Türk Tarih, Arkeologya ve Etnografya Dergisi’nde kayıtlı olduğunu ve yasa dışı yollarla ülkeden çıkarıldığını bilimsel olarak kanıtladı.

Geç Roma Sanatının Kusursuz Örneği

Geri getirilen 25 santimetre yüksekliğindeki mermer heykel başı, M.S. 5. yüzyılın ikinci yarısına, yani Theodosius Dönemi’ne ışık tutuyor. Dönemin karakteristik özelliklerini taşıyan eserde; saç ve kaş kıvrımları keskiyle titizlikle işlenmiş, göz bebekleri ise matkap darbeleriyle hayat bulmuş. Kısa sakallı bir erkek portresi olan heykel, Efes-Smyrna bölgesindeki usta ellerin bir ürünü olarak nitelendiriliyor.

Yeni Adresi İzmir Arkeoloji Müzesi

Dışişleri Bakanlığı’nın devreye girmesiyle Türkiye’ye nakledilen eser, ait olduğu topraklarda en iyi şekilde korunması için İzmir Arkeoloji Müzesi’ne teslim edildi. Artık müzedeki yerini alan bu tarihî tanık, ziyaretçilerini 1600 yıl öncesinden bugüne uzanan güçlü bakışlarıyla selamlıyor.