Yeni Birlik Gazetesi
Yeni Birlik Gazetesi Kültür Sanat Bilecik'teki gizemli mağarada 14 bin yıllık kaplumbağa ritüeli gün yüzüne çıktı

Bilecik'teki gizemli mağarada 14 bin yıllık kaplumbağa ritüeli gün yüzüne çıktı

Bilecik'in İnhisar ilçesindeki İn Mağarası'nda yürütülen kazılarda, günümüzden yaklaşık 14 bin 500 yıl öncesine tarihlenen 25 adet kaplumbağa heykelciği ortaya çıkarıldı.

Bilecik’in İnhisar ilçesindeki Gedikkaya Tepesi ve İn Mağarası Arkeolojik Kazı Alanı, insanlık tarihinin inanç ve ritüel dünyasına dair ezber bozan bir keşfe ev sahipliği yaptı. Prof. Dr. Deniz Sarı başkanlığında yürütülen son dönem kazılarında, Epipaleolitik Dönem’e ait binlerce yıllık 25 kaplumbağa heykelciği gün yüzüne çıkarıldı.

MÖ 14 Bin Yıllık Ritüel Alanı

Kültür ve Turizm Bakanlığı adına Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BŞEÜ) bünyesinde gerçekleştirilen çalışmalarda, kireç taşından yontulmuş ve bir kısmı kil malzemeyle kaplanmış heykelcikler bulundu. En büyüğü 30 santimetre uzunluğunda ve 20 santimetre genişliğinde olan figürlerin, Karbon-14 analizleri sonucunda MÖ 14 bin 500 ila MÖ 11 bin 200 yılları arasında yapıldığı tespit edildi.

Buluntular, mağaranın yalnızca bir barınak değil, aynı zamanda toplulukların düzenli olarak ziyaret ettiği kutsal bir "kült ve ritüel alanı" olarak kullanıldığını ortaya koyuyor.

Günümüz Dilek Gelenekleriyle Benzerlik Taşyor

Eserlerin büyük kısmının aceleyle ve amatörce şekillendirilmiş olması, araştırmacıların dikkatini çeken en önemli detaylar arasında yer alıyor. Kazı Başkanı Prof. Dr. Deniz Sarı, mimari bir halkanın etrafına toprağa saplanmış halde bulunan bu heykellerin, günümüzdeki adak gelenekleriyle şaşırtıcı bir benzerlik taşıdığını vurguluyor.

Tarih öncesi insanların belirsizliklerle dolu yaşamlarında uzun ömür, dayanıklılık ve korunma talepleriyle bu heykelcikleri biçimlendirip alana bıraktıkları tahmin ediliyor.

Gedikkaya Tepesi ve Kaplumbağa Sembolizmi

Araştırmacılara göre, bölgede yaşayan Epipaleolitik toplulukların Gedikkaya Tepesi’ni doğal formu itibarıyla bir kaplumbağaya benzetmiş olabileceği değerlendiriliyor. Bu coğrafi benzerliğin, zamanla tepe çevresinde bir "dağ kültü" oluşmasına zemin hazırladığı düşünülüyor.

Kaplumbağanın Yakın Doğu ve Üst Paleolitik kültürlerde köklü bir sembolik karşılığı bulunuyor. İn Mağarası'nda tespit edilen bu özel seçimin, insanlığın doğayla kurduğu mistik bağın en eski somut örneklerinden biri olduğu belirtiliyor.

Alandan çıkarılan eserler, restorasyon ve detaylı inceleme süreçlerinin ardından Bilecik Müzesi ile BŞEÜ bünyesinde koruma altına alındı.