Bir ömrünü denizlere adayan Bodrumlu süngerci Mehmet Baş’ın hikâyesi, yalnızca kişisel bir yolculuğu değil, maviliklerle kurulan derin bir bağı da anlatıyor. Kuzey Ege’de çekilen belgesel, bu bağın izlerini izleyiciyle buluşturdu.
Doğum gününde özel gösterim
Yönetmenliğini Ünal Altunyaymak’ın üstlendiği belgeselin gösterimi, Mehmet Baş’ın 76’ncı yaş gününde Nurol Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Gösterime Aksona’nın ailesi ve dostlarının yanı sıra yerel yöneticiler ve sanat dünyasından isimler katıldı. Salonda zaman zaman duygusal anlar yaşandı.
Denizlerin sessiz çığlığı
Gösterim sonrası konuşan Mehmet Baş, son yıllarda yaptığı dalışlarda deniz dibindeki yaşamın hızla yok olmaya başladığını söyledi. Baş, “Bir asra yakın ömür, nereye evrildik? İçim sızım sızım sızlıyor. Yaşadığı toprakları cennet ve cehennem yapan üzerinde yaşayan insanların vizyonudur. Koca deryanın bana öğrettiği bu ama üzülerek söylüyorum, yaşadığımız cennet coğrafyayı cehenneme çevirdik” ifadelerini kullandı.
Ata Demirer’den Aksona’ya vefa
Belgesel gösterimine katılan ünlü oyuncu Ata Demirer, Aksona Mehmet ile tanışma hikâyesini anlattı. Demirer, çocuk yaşta denizle kurduğu bağdan ve yıllar sonra Mehmet Baş’la başlayan dostluğundan söz ederek, denizin hayatındaki belirleyici rolünü vurguladı.
Yeni nesle güven mesajı
Denizlerin korunması konusunda genç kuşaklara güvendiğini belirten Demirer, mevcut avlanma yöntemlerine dikkat çekti. Demirer, denizlerin hızla tükendiğini ancak değişimin mümkün olduğunu dile getirerek, “Bizden sonraki nesillerin bu gidişata dur diyeceğine inanıyorum” dedi.
Yerel yönetimlerden destek
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras da belgeselin, Mehmet Baş’ın yaşamını ölümsüzleştirdiğini belirtti. Aras, “Mehmet ağabey yalnızca bir denizci değil, aynı zamanda güçlü bir çevreci. Denizlerin korunması için bize çok şey öğretiyor. Bu sorumluluk hepimizin” diye konuştu.
Aksona Mehmet belgeseli, bireysel bir yaşam öyküsünden yola çıkarak denizlerin geleceğine dair güçlü bir hafıza oluşturmayı hedefliyor. Gösterim, denizle yaşayanların ve denizi korumak isteyenlerin ortak duygularında buluştuğu bir akşam olarak kayda geçti.