Yeni Birlik Gazetesi
Yeni Birlik Gazetesi Kültür Sanat Bursa'nın hafızası Tüyap'ta gün yüzüne çıktı: İznik'in derinliklerinden Hürriyet'in sokaklarına

Bursa'nın hafızası Tüyap'ta gün yüzüne çıktı: İznik'in derinliklerinden Hürriyet'in sokaklarına

Kitap Fuarı'nda kentin unutulmaya yüz tutmuş değerlerini ve toplumsal değişimini mercek altına aldı. Bursa'nın akademik ve kültürel birikimine katkı sağlamak amacıyla Nilüfer Belediyesi tarafından hayata geçirilen Yılmaz Akkılıç Araştırmaları Ödülü'nü kazanan isimler, Tüyap Bursa 23.

Nilüfer Belediyesi'nin düzenlediği Yılmaz Akkılıç Araştırmaları Ödülü'nün sahipleri, Tüyap Bursa 23. Kitap Fuarı'nda kentin unutulmaya yüz tutmuş değerlerini ve toplumsal değişimini mercek altına aldı.

Bursa'nın akademik ve kültürel birikimine katkı sağlamak amacıyla Nilüfer Belediyesi tarafından hayata geçirilen Yılmaz Akkılıç Araştırmaları Ödülü'nü kazanan isimler, Tüyap Bursa 23. Kitap Fuarı kapsamında düzenlenen özel bir oturumda bir araya geldi. Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Hüdavendigar Salonu'nda, moderatörlüğünü Hacı Tonak'ın üstlendiği "Bursa’yı Anmak, Bursa’yı Yazmak" başlıklı söyleşi, kentin tarihsel ve sosyolojik yapısına dair önemli veriler sundu.

Tarihin arzu nesnesi: İznik

Araştırmacı Gözde Kirli, İznik’in sadece mimari yapılardan ibaret bir yerleşim olmadığını, tarih öncesi çağlardan bu yana kesintisiz bir yaşam alanı sunduğunu ifade etti. İznik’in stratejik ve dini konumu nedeniyle tarih boyunca bir "arzu nesnesi" haline geldiğini belirten Kirli, bu durumun kenti sürekli bir mücadele, savaş ve deprem döngüsüne soktuğunu kaydetti. Roma'dan Osmanlı'ya kadar pek çok medeniyetin kendi izlerini bıraktığına dikkat çeken Kirli, "Bugün gölün altında kalan yapılar, inşa edildikleri dönemde karadaydı. Kentin altında devasa bir tarihi rezerv yatıyor. Bu kültürel katmanları doğru koruma stratejileriyle geleceğe aktarmak zorundayız" değerlendirmesinde bulundu.

Mahalle kültüründe sessiz veda

Hürriyet Mahallesi üzerine yaptığı saha çalışmasıyla dikkat çeken Sercan Eklemezler ise mahalle hafızasının tanıkları hayattayken kayıt altına alınmasının kritik önemine vurgu yaptı. Mahallenin ilk yıllarında evlerin tek tip ve beyaz badanalı olması nedeniyle sakinlerin evlerini karıştırması gibi renkli anıları paylaşan Eklemezler, 1980'li yıllara kadar belediye başkanı ile mahalle esnafının aynı sofrayı paylaştığı bir toplumsal dokunun var olduğunu hatırlattı.

Günümüzdeki toplumsal dönüşümü "mahalle kültürünün zayıflaması" olarak tanımlayan Eklemezler, sokağın yerini bireysel ve kapalı bir yaşama bıraktığını belirtti. Eskiden çocukların sokaklarda özgürce oynadığı, komşuluk ilişkilerinin güçlü olduğu günlerden, balkonlara bile çıkılmayan bir yalnızlaşma sürecine girildiğini ifade eden Eklemezler, "Sosyologlar olarak sadece mevcut tabloyu çiziyoruz. Asıl mesele, o eski canlılığın ve sokak kültürünün yeniden nasıl inşa edilebileceği sorusuna yanıt aramaktır" diyerek sözlerini noktaladı.