Yeni Birlik Gazetesi
Yeni Birlik Gazetesi Kültür Sanat Bursa’nın lezzet mirası: Bayramların vazgeçilmezi taş fırınlarda hayat buluyor

Bursa’nın lezzet mirası: Bayramların vazgeçilmezi taş fırınlarda hayat buluyor

Bursa’nın kültürel dokusunda özel bir yere sahip olan ve sadece bayram dönemlerinde sofraları süsleyen geleneksel "bayram çöreği", bu yıl da yoğun talep görüyor.

Nilüfer’in Ürünlü Mahallesi’nde asırlık bir gelenek, her bayram öncesi taş fırınların başında hummalı bir mesaiye dönüşüyor.

Bursa’nın kültürel dokusunda özel bir yere sahip olan ve sadece bayram dönemlerinde sofraları süsleyen geleneksel "bayram çöreği", bu yıl da yoğun talep görüyor. Ekşi mayalı hamurun zeytinyağı, ceviz, susam ve haşhaşla buluştuğu bu özel lezzet, sadece bir yiyecek değil, aynı zamanda bölge halkı için kuşaktan kuşağa aktarılan bir bayram ritüeli olma özelliği taşıyor.

Taş fırınlarda aralıksız mesai

Ürünlü Mahallesi’nde bu kadim geleneği yaşatan iki komşu, Seyhan Mestan ve Nuran Öz, bayramdan üç gün önce başlattıkları yoğun tempoyu bayram sabahına kadar sürdürüyor. Odun ateşinin çıtırtıları eşliğinde hazırlanan çörekler için günler öncesinden sipariş listeleri oluşturuluyor. Arife günü kapıya gelenlerin çoğu, önceden rezervasyon yaptırmadıkları takdirde elleri boş dönmek zorunda kalıyor. İçeriğine göre 150 ile 180 lira arasında değişen fiyatlarla satışa sunulan çörekler, sade ekşi mayalı köy ekmekleriyle birlikte fırından çıkar çıkmaz tükeniyor.

El öpme geleneğinin baş tacı

Bu özel çöreğin sadece bir kahvaltılık olmadığını belirten Nuran Öz, geleneksel değerini şu sözlerle özetliyor: "Büyüklerimiz, evlerine el öpmeye gelen torunlarını veya akrabalarını asla eli boş göndermez. Bu çörekler, misafirlere sunulan en kıymetli bayram hediyesidir. Bazı aileler sırf bu yüzden 30-40 adet sipariş veriyor."

Geçmişte her evin bahçesinde bulunan taş fırınların yerini bugün modern yaşam alsa da, Mestan ve Öz ikilisi bu mirası ayakta tutmakta kararlı. Annelerinden devraldıkları bu lezzet sırrını kendi kızlarına da öğreterek geleceğe taşıyan iki komşu, uykuya ayıracak zamanları olmasa da kültürel bir mirası yaşatmanın mutluluğunu yaşıyor.