Çanakkale’nin bilinen tarihi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Reyhan Körpe’nin yaptığı araştırmalarla köklü bir değişim geçiriyor. Bu araştırmalar, kent tarihinin Fatih Sultan Mehmed’in 1462 yılında Çimenlik ve Kilitbahir kalelerini yaptırmasından 150 yıl öncesine kadar uzandığını gösteriyor.
Yapılan detaylı incelemelerde, 14. yüzyıla ait Orta Çağ denizcilerinin hazırladığı portolan haritaları ve Bizans tarihçisi Kritoboulos’un eserleri, Çimenlik Kalesi’nin bulunduğu noktada Osmanlılardan yaklaşık 150 yıl önce Bituperi (Vituperio) adıyla bilinen bir liman ve savunma yerleşiminin mevcut olduğunu ortaya koyuyor. Bu durum, geçmişte bu bölgenin askeri ve ticari anlamda ne denli önemli bir stratejik merkez olduğunu vurguluyor.
Çanakkale Boğazı kıyılarının Neolitik Çağ’dan Bizans döneminin sonuna kadar birçok yerleşime ev sahipliği yaptığı biliniyor. Ancak, bugünkü Çanakkale’nin bulunduğu Sarıçay deltası üzerinde yapılan arkeolojik çalışmalarda, bu döneme ait herhangi bir yerleşim bulgusuna ulaşılamadı. Tarihçiler, bunun nedenini Sarıçay’ın bataklık ve delta yapısının uzun süre yerleşim için elverişsiz olmasına bağlıyor.
Özellikle 13. ve 14. yüzyıllarda İtalyan denizcilerin hazırladığı portolan haritalarına göre, Dardanos ile Abydos arasında adı geçmeyen iki yerleşim dikkat çekiyor: Pasquia ve Vituperio. Bu isimler, 14. yüzyıla tarihlenen Portolan Rizo adlı denizcilik rehberinde de yer almakta ve yapılan mesafe hesaplamaları bu yerleşimlerin Kepez ile Çimenlik Kalesi’nin bulunduğu Sarıçay ağzına karşılık geldiğini göstermektedir.
Prof. Dr. Reyhan Körpe, araştırmanın en dikkat çekici bulgularından birinin Bizans tarihçisi Kritoboulos'un yazdıkları olduğunu belirtiyor. Kritoboulos, Fatih Sultan Mehmed’in Çimenlik ve Kilitbahir kalelerinin inşasından önce bölgede eski bir kule bulunduğu ve Yıldırım Beyazıt’ın da boğazı zincirle kapatmaya çalıştığını ancak başarılı olamadığını aktarıyor. Bu bilgi, Çimenlik Kalesi’nin yeni bir alanda değil, daha önce var olan bir savunma yapısının üzerine inşa edildiğini ortaya koyuyor.
Araştırmalar, Bituperi’nin sadece basit bir kale değil aynı zamanda Venedikli ve Cenevizli denizciler için stratejik bir ticaret istasyonu olduğunu da gösteriyor. Bu yerleşim, boğazın en dar noktalarından birinde yer alarak gemilerin güvenle yanaştığı ve boğaz geçişinin denetlendiği önemli bir merkez işlevi görmüştür.
14. yüzyılın başlarında Karesi Türkmenlerinin bölgeye ulaşması ve Bizans’ın hâkimiyetini kaybetmesiyle Vituperio ve çevresindeki kalelerin terk edildiği anlaşılmıştır. Kepez kazılarında elde edilen bulgular, bu yapıların savaş sebebiyle yıkılmadığını, taşınabilir eşyaların alındıktan sonra harabelere dönüştüğünü göstermektedir. Yaklaşık 158 yıl sonra, Fatih Sultan Mehmed aynı stratejik noktada Çimenlik Kalesi’ni inşa ettirerek, daha önce askeri ve ticari önemi olan bir alanı yeniden değerlendirir.
Sonuç olarak, Prof. Dr. Reyhan Körpe’nin bu araştırması, Çanakkale’nin tarihini çarpıcı bir biçimde 150 yıl geriye götürmekte ve Osmanlı öncesi döneme ilişkin yeni bir perspektif sunmaktadır. Bu bulgularla birlikte Çanakkale’nin kuruluşuna dair kabul edilen kronolojik yapı yeniden sorgulanabilecek ve tarihçilerin ilgi alanı genişleyecektir.

Çanakkale'nin bilinen tarihi değişiyor: Yeni araştırma şehrin geçmişini 150 yıl geriye götürdü