Osmanlı tarihinin çok yönlü ismi Koca Ragıp Paşa, düzenlenen kapsamlı bir çalıştayla edebiyat, siyaset ve felsefe ekseninde yeniden ele alındı. Uzman isimler, Paşa’nın hem devlet yönetimindeki ustalığını hem de entelektüel derinliğini disiplinler arası bir yaklaşımla masaya yatırdı.
Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Osmanlı düşünce dünyasının en özgün figürlerinden biri olan Koca Ragıp Paşa’yı merkeze alan özel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. İki gün süren "Edebiyat-Siyaset-Felsefe İlişkisi Kapsamında Koca Ragıp Paşa Çalıştayı", alanında uzman akademisyenlerin katılımıyla gerçekleştirildi.
Liyakat ve emeğin önemi vurgulandı
Açılış konuşmasını gerçekleştiren Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fuat Güllüpınar, Koca Ragıp Paşa’nın tarihe miras bıraktığı "Marifet iltifata tabidir" sözünden yola çıkarak, bilginin ve liyakatin değerine dikkat çekti. Güllüpınar, Paşa’nın sadrazamlık görevindeki diplomatik başarısının yanı sıra sanatçı kimliğiyle de dönemine damga vurduğunu ifade etti.
Siyasetin usul ve suhulet ustası
Çalıştayın ilk oturumunda söz alan Prof. Dr. Mehmet Mahur Tulum, Koca Ragıp Paşa’nın siyasi kariyerini değerlendirdi. Paşa’nın çocukluk yıllarından itibaren devlet kademelerinde yetiştiğini belirten Tulum, onun yönetim anlayışını "usul ve suhulet" kavramlarıyla özetledi. Tulum, Paşa’nın her türlü siyasi krizi nezaket ve yöntemle çözme becerisine sahip olduğunu vurguladı.
Sanat ve devlet yönetimi bir arada
Akdeniz Üniversitesi’nden Prof. Dr. Şevkiye Kazan Nas, Koca Ragıp Paşa’nın edebi kişiliğinin devlet adamlığıyla olan organik bağına değindi. Paşa’nın şiirlerinde bireysel duyguların ötesine geçerek ahlak, devlet düzeni ve toplumsal yapıyı işlediğini belirten Kazan Nas, onun sanatını özgün kılan unsurun bu bütüncül bakış açısı olduğunu dile getirdi.
Felsefi derinlik ve hamilik sistemi
Çalıştayda "Kapıkulundan felsefeci olmaz" şeklindeki ön yargılı yaklaşımları eleştiren Prof. Dr. Kamil Sarıtaş, Koca Ragıp Paşa’nın tasavvuf, kelam ve felsefeyi birleştiren çok katmanlı düşünce yapısına dikkat çekti. Oturumun sonunda ise Prof. Dr. Abdülkadir Erkal, 18. yüzyıl edebiyatının gelişiminde büyük rol oynayan "hamilik sistemi" üzerine bir sunum yaptı. Erkal, dönemin şairlerinin yetişmesinde Paşa gibi devlet adamlarının kültürel çevresinin belirleyici olduğunu belirtti.
Etkinlik, öğleden sonra gerçekleştirilen dil ve edebiyat söyleşileriyle devam ederken, katılımcıların sorularının yanıtlanmasıyla sona erdi.