Dağlardan Gelen Lüks Şifa: Sivas’ın "Beyaz Altını" Kenger Sakızı Altınla Yarışıyor
Sivas’ın yüksek kesimlerinde ve el değmemiş kırsal bölgelerinde ilkbaharın gelişiyle doğada kendiliğinden boy gösteren kenger bitkisi, bu yıl da toplayıcılarının yüzünü güldürüyor. Ancak bu bitkiyi asıl özel kılan, gövdesinden süzülen ve geleneksel yöntemlerle sakıza dönüştürülen nadide özü. Hem toplanma sürecindeki ağır işçilik hem de barındırdığı şifa florası nedeniyle kenger sakızının kilogram fiyatı bu sezon 10 bin ila 12 bin TL arasındaki rekor seviyelere ulaştı. Pazardaki kimi kıymetli madenlerin gram fiyatıyla yarışan bu doğal ürün, adeta bölgenin "beyaz altını" olarak nitelendiriliyor.
Tanesi Küçük, Değeri Büyük: Adedi 50 TL’yi Buluyor
Sıradan endüstriyel sakızların reyonlarda birkaç liraya alıcı bulduğu günümüzde, tamamen organik ve el emeğiyle hazırlanan kenger sakızının tek bir adedi kalitesine göre 30 ila 50 TL arasında satışa sunuluyor. Ürünün sınırlı miktarda elde edilebilmesi ve pazar talebinin her geçen gün artması, fiyat endeksini yukarı yönlü tetikliyor. Aktarlarda gramla satılan ürün, yüksek fiyatına rağmen sağlığına yatırım yapmak isteyen vatandaşlar tarafından yoğun ilgi görüyor.

Mide Rahatsızlıklarından Kas Kasılmalarına Kadar Tam Bir Şifa Deposu
Kenger sakızının geleneksel tıpta ve halk arasında bu denli kıymetli görülmesinin arkasında uzun bir fayda listesi yer alıyor. Özellikle modern çağın en büyük problemlerinden olan mide şişkinliği, hazımsızlık ve sindirim sistemi düzensizliklerine karşı doğal bir koruyucu kalkan görevi üstleniyor. Bunun yanı sıra, çiğneme esnasında yüz kaslarını yoğun bir şekilde çalıştırması sebebiyle yüz felci geçiren hastaların rehabilitasyon sürecinde ciddi katkılar sağladığı biliniyor. Diş ve diş eti sağlığını destekleyen, kulak enfeksiyonlarının vücuttan atılmasını hızlandıran kenger özü, kronik migren ağrılarından muzdarip olanlar için de alternatif bir rahatlama yöntemi sunuyor.
"Üretimi Büyük Sabır Gerektiriyor, Yeni Nesil Yetişmiyor"
Kenger sakızının neden bu kadar yüksek fiyatlara satıldığını aktaran Sivas esnaflarından Aktar Muhammet Emin Gülle, işin perde arkasındaki lojistik ve fiziki zorluklara dikkat çekiyor. Gülle, "Kenger bitkisinin kök kısmını doğru açıyla kesmek ve oradan süzülen süt kıvamındaki özü tek tek toplamak inanılmaz bir sabır işi. Toplanan bu sıvıyı temiz taşlar üzerinde kurumaya bırakıyoruz ve ardından özel işlemlerle son formuna getiriyoruz. Bu meşakkat sebebiyle her yıl dağlara çıkıp bu işi yapan usta sayısı azalıyor. Doğal olarak arz düşünce ve faydaları kulaktan kulağa yayıldıkça, fiyatlar altınla yarışır hale geliyor" ifadelerini kullandı.
Zahmetli İşçilik Fiyatları Tırmandırıyor
Kenger bitkisinin işlenme aşamasında kimyasal hiçbir katkı maddesinin kullanılmaması, sakızın tamamen saf kalmasını sağlıyor. Ancak genç neslin bu ağır ve sabır gerektiren dağ işçiliğine sıcak bakmaması, üretici popülasyonunu her geçen yıl daraltıyor. Sivas kırsalının bu doğal serveti, hem yerel ekonomiye yüksek katma değer sağlamaya devam ediyor hem de azalan üretimi nedeniyle gelecekte daha da kıymetli bir niş ürün olacağının sinyallerini veriyor.