Osmanlı’dan miras kalan yardımlaşma kültürü, 1871 tarihli bir vakfiyenin izinde bugün Diyarbakır’daki minik hastaların yüzünü güldürüyor.
Gazetebirlik - Kültür Sanat
Diyarbakır, kökleri Osmanlı dönemine uzanan kadim bir iyilik hareketine ev sahipliği yapıyor. Toplumsal dayanışmanın en zarif örneklerinden biri olan vakıf kültürü, modern çağda da unutulmadığını kanıtlıyor. 1871 yılında kurulan Feyzi Efendi bin Hasan Vakfı’nın şartlı bağışları, günümüzde Diyarbakır Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün titiz çalışmalarıyla yeniden hayat buluyor.
Tarihi vakfiyenin izinde şifa dağıtılıyor
Vakfiyede yer alan ve "her ayın ilk cuma günü hastalara mevsim meyveleri ikram edilmesi" şartını yerine getiren yetkililer, Çocuk Hastalıkları Hastanesi’ne giderek tedavi gören çocuklara ve ailelerine moral veriyor. Sadece meyve ikramıyla sınırlı kalmayan bu ziyaretlerde, çocuklara oyuncaklar hediye edilerek hastane koridorlarında neşeli anlar yaşatılıyor.
İyilik zinciri gönülleri birleştiriyor
Projenin sadece bir yardım faaliyeti olmadığını vurgulayan Diyarbakır Vakıflar Bölge Müdürü Hakan Demir, bu tür etkinliklerin toplumsal sorumluluk bilincini pekiştirdiğini belirtti. Demir, "Her bir yardım eli, toplumun gönül bağlarını kuvvetlendiren bir sevgi zinciridir. Yardımın büyüğü küçüğü olmaz, önemli olan o samimiyeti ve şefkati ihtiyaç sahiplerine ulaştırabilmektir" ifadelerini kullandı.
Geçmişin mirası geleceğe taşınıyor
Diyarbakır’da yaşatılan bu gelenek, vakıf kültürünün sadece binalardan ibaret olmadığını, aynı zamanda bir medeniyetin merhamet anlayışını temsil ettiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Yüzyıllar önce kaleme alınan bir vakfiyenin bugün bir çocuğun yüzünde gülümsemeye dönüşmesi, kültürel mirasın korunması adına büyük bir başarı olarak görülüyor.