Dünya küresel sinemanın en yeni başyapıtını konuşurken, gözler bir kez daha Çanakkale’nin binlerce yıllık mirasına çevrildi. Ünlü yönetmen Christopher Nolan’ın, Homeros’un ölümsüz eseri Odysseia destanından sinemaya aktardığı mitolojik aksiyon türündeki "The Odyssey" filmi, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Troya Antik Kenti’ne olan ilgiyi yeniden canlandırıyor.

Sinema Sanatı Tarihi Mirasla Buluşuyor
Truva Savaşı’nın ardından İthaka Kralı Odysseus’un çalkantılı evine dönüş mücadelesini çağdaş sinema diliyle işleyen yapım, bölgenin tanıtımı açısından tarihi bir fırsat sunuyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Troya Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan, Nolan’ın Homeros destanına sadık kalarak ortaya koyduğu bu eserin Troya’nın uluslararası imajına devasa bir katkı sağlayacağını vurguladı. Özel gösterimde filmi tecrübe ettiğini belirtan Aslan, 2004 yapımı "Troy" filminin yakaladığı başarıyı hatırlatarak, yeni yapımın da turizm ivmesini katlayacağını ifade etti.

Kolezyum’dan Beyaz Perdeye Uzanan Küresel Etki
Troya’ya yönelik ilginin yalnızca beyaz perdeyle sınırlı kalmadığını belirten uzmanlar, uluslararası diplomasi ve kültür hamlelerinin de süreci desteklediğini kaydediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İtalya Kültür Bakanlığı işbirliğiyle haziran ayında Roma’daki tarihi Kolezyum’da ziyarete açılan Troya Sergisi, Anadolu medeniyetlerine ait eşsiz eserleri dünya vitrinine çıkarmıştı. Prof. Dr. Aslan, son yılların en kapsamlı sergilerinden biri olan bu organizasyonun yarattığı sinerjinin, "The Odyssey" filmiyle birlikte stratejik bir boyuta ulaştığını dile getirdi.

Kalıcı Turizm İçin Ortak Strateji Çağrısı
Yıllık ortalama 400 bin ziyaretçiyi ağırlayan Troya’nın sadece tarihsel bir simge değil, küresel ölçekte güçlü bir turizm markası olduğuna dikkat çeken Çanakkale Turistik Otelciler, İşletmeciler ve Yatırımcılar Derneği (ÇATOD) Başkanı Nilgün Gökser ise oluşan uluslararası ilginin fırsata dönüştürülmesi gerektiğini kaydetti. Gökser, bu küresel rüzgarın kalıcı bir destinasyon değerine dönüşebilmesi için kamu kurumları, yerel yönetimler ve turizm sektörünün tam bir eşgüdüm içerisinde hareket etmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı.