Belediyelerin düzenlediği kültür sanat festivalleri ve kitap günleri, son yıllarda yalnızca yazar ile okuru buluşturan birer etkinlik olmaktan çıkıp, toplumsal belleğin diri tutulduğu ve kültürün demokratikleştiği birer direniş alanına dönüşüyor. Eduardo Galeano’nun, toplumsal hafıza oluşturma sorumluluğunu sadece tarihçilere değil sanatçılara da yükleyen vizyonu, bu yıl Sarıyer Kitap Günleri’nde yeniden hayat buluyor. Siyasetin gölgesinden uzak, tamamen edebiyatın sarsıcı gücüne odaklanan etkinlikler, sansür ve otosansür kıskacındaki sanat dünyasına nefes aldırıyor.
Bu görkemli şölenin en anlamlı virajı ise, edebiyatımızın unutulmaz çınarı, "toprağın ve mazlumun sesi" Fakir Baykurt adına düzenlenen öykü ödülleri oldu. Yazma eylemini ölüm döşeğinde bile "taşları yerinden oynatmak" için sürdüren Baykurt’un mirası, 2026 yılında da yeni nesil kalemlerin kelimelerinde yaşıyor.
Geleceğin Yazarları Dikenlerin Arasından Filizleniyor
Fakir Baykurt’un köy enstitülü öğretmen kimliğine ve eğitime verdiği değere yakışır şekilde, yarışmanın ortaokul ve lise kategorileri gençleri erkenden edebiyat dünyasına kazandırmayı hedefliyor.
Ortaokul kategorisinde bu yıl birincilik kürsüsüne “Kimlik Sorulmayan Yer” adlı eseriyle Talya Çağlayan oturdu. Çağlayan, "kimlik" olgusunu resmi evrakların ötesine taşıyarak; emeğin, kaybolan hayallerin ve sessiz fedakarlıkların izini sürmekteki başarısıyla jüriden tam not aldı. Bu kategoride ikinciliği Derin Işık, üçüncülüğü Mina Tosun göğüslerken, mansiyon ödülü ise Cemre Gürler’in oldu.
Lise sıralarından yükselen güçlü ses ise “Nesr-i Şita” öyküsüyle Kerem Keskin oldu. Bireysel bir anlatıdan yola çıkarak toplumsal kırılmaları derinlikli bir şekilde işlemeyi başaran Keskin, lise kategorisinin birincisi seçildi. Yarışmada Emine Erva Aydın ikinci, Semanur Şeker üçüncü olurken, Rabia Betül Işık da mansiyon ödülüne layık görüldü.
Betona Karşı Edebi Direniş: Yetişkinler Kategorisi
Seçici kurulunda Özcan Karabulut ve Hürriyet Yaşar gibi edebiyat dünyasının saygın isimlerinin yer aldığı yetişkinler kategorisinde ise toplumsal sorunlara ayna tutan eserler öne çıktı.
Yarışmanın birincisi, “Limon Ağacının Mülkiyeti” adlı öyküsüyle Oğuz Kağan Aydos oldu. Aydos, günümüzün en büyük yaralarından biri olan rant saldırganlığına ve kontrolsüz betonlaşmaya karşı gösterilen estetik direnişi, yüksek bir öyküleme becerisiyle metne döktü. Kategoride ikincilik “Et Pium Desiderium” ile Yasin Göven’e, üçüncülük “Annemin Önü Hep Gölge” ile İlksen Çağlar’a giderken, Arzu Aktaş da “Biblonun Altındaki Toz” eseriyle mansiyon ödülünün sahibi oldu.
Kitap Kategorisinde Büyük Paylaşım: İki Kadın Yazar Zirvede
Geçtiğimiz yıl yayımlanan öykü kitaplarının titizlikle incelendiği ana kategoride ise bu yıl ödül iki değerli yazar arasında paylaştırıldı: Vildan Külahlı Tanış ve Yasemin Akçam Ateşman.
Vildan Külahlı Tanış – "Civarda Kaybolanlar": Günlük yaşamın sıradan gibi görünen kesitlerini, hayatın kendi doğal ritmi, akıcı ve son derece rahat bir dille öyküleştirerek okura ulaştırmayı başardı.
Yasemin Akçam Ateşman – "Sahi Siz Kimdiniz?": Yakın tarihin baskıcı atmosferini, 78 kuşağının ruhunda açılan derin yaraları ve parçalanmış bellekleri iç dünyalar üzerinden sarsıcı bir yüzleşmeyle ele aldı.
Sansüre Karşı Büyük Buluşma 21 Haziran’da
Festivallerin engellendiği, kitapların ve yazarların baskı altında tutulduğu bir dönemde, Sarıyer’den yükselen bu ses sanata ve özgür düşünceye siper oluyor. Sansür ve otosansüre karşı bir başkaldırı niteliği taşıyan Fakir Baykurt Öykü Ödülleri Ödül Töreni, 21 Haziran 2026 Pazar günü saat 17.00’de Haydar Aliyev Parkı’nda gerçekleştirilecek. Edebiyata, toprağa ve insana inanan tüm kitapseverler bu anlamlı buluşmaya davetli.