Yüzyıllar boyunca harabe halde bekleyen ve sadece minaresinin bir kısmı günümüze ulaşabilen tarihi Şeyh Şücaeddin Camii, titiz restorasyon sürecinin ardından yeniden cemaatiyle buluştu.
Osmanlı mimarisinin Edirne’deki en zarif örneklerinden biri olarak kabul edilen ve Sultan 2. Murat döneminde inşa edilen Şeyh Şücaeddin Camii, uzun süren sessizliğini bozdu. Başlangıçta zaviye ve mescit olarak hizmet veren, Kanuni Sultan Süleyman döneminde ise minare eklenerek cami statüsü kazanan bu kadim yapı, 1751 yılındaki büyük depremle ağır yara almıştı. Geçen zaman içinde kaderine terk edilen ve büyük oranda yok olan eser, yürütülen kapsamlı ihya çalışmalarıyla adeta küllerinden doğdu.
Tarihi dokusuna sadık kalınarak restore edilen cami, kılınan cuma namazı ile birlikte yeniden ibadete açıldı. Açılış töreninde konuşan Edirne Valisi Yunus Sezer, şehrin manevi hafızasını temsil eden bu özel yapının yeniden ayağa kaldırılmasının büyük bir gurur ve mutluluk kaynağı olduğunu ifade etti.
Geçmişten geleceğe köprü kuruldu
20. yüzyılın başlarından bu yana büyük bölümü yıkık vaziyette olan ve sadece minaresinin bir parçasıyla ayakta kalmaya çalışan tarihi yapı, yapılan restorasyonla eski ihtişamlı günlerine geri döndü. Şeyh Şücâeddin Karamanî’nin ismini taşıyan cami, artık hem bir ibadethane hem de kentin kültürel mirasını yansıtan bir abide olarak hizmet verecek. Edirne halkı, asırlık eserin yeniden hizmete girmesini büyük bir memnuniyetle karşıladı.