Yeni Birlik Gazetesi
Yeni Birlik Gazetesi Kültür Sanat Erzurum'daki tarihi esir sancakların Rusya'dan iadesi talep ediliyor

Erzurum'daki tarihi esir sancakların Rusya'dan iadesi talep ediliyor

Erzurum, tarihî olarak Rus işgalleri sırasında çalınan esir sancakların iadesini talep ediyor. Dışişleri ve İçişleri Bakanlığı'nın girişimleri bu konuyu yeniden gündeme taşıdı.

Erzurum’un Rus işgallerine uğradığı yıllarda, şehirden götürülen muhtelif sayıdaki "esir sancakların" iadesi talebi yeniden gündeme geldi. Dışişleri ve İçişleri Bakanlığı’nın girişimleri Erzurum’da bir kez daha heyecan uyandırdı.

Rusların 1829, 1878 ve 1916’da Erzurum’u işgali yıllarında kentten götürdükleri çok sayıda "esir sancakların", Rusya’daki farklı müzelerde olduğu biliniyor. Erzurum’da yıllardır bu sancakların Rusya’dan geri getirilmesi için sesler yükseliyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, 2023 yılında Erzurum’a yaptığı ziyarette de konu gündeme gelmiş, Erzurum’dan götürülen tarihi Osmanlı sancaklarının Türkiye’ye iade edilmesi için Rusya nezdinde diplomatik girişimlerde bulunulacağını açıklamıştı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de benzeri yönde açıklamalar yaparak, sancakların Erzurum’a getirilmesi noktasındaki çalışmaların sürdüğünü ifade etmişti.

Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Savaş Eğilmez, Erzurum’un sahip olduğu coğrafi ve stratejik konumu ile tarih boyunca birçok devletin dikkatini üzerine çektiğini ifade ederek, "Bu şehir, tarihin her döneminde siyasi, askeri ve ticarî açıdan önemli bir konuma sahip olmuştur. Bu durum, I. Dünya Savaşı öncesi ve sırasında da Erzurum ve çevresini, Çarlık Rusya için önemli hedeflerden biri haline getirmiştir. İşte tam da bu nedenle Ruslar, 87 yıl içerisinde Erzurum’u (Temmuz 1829, Şubat 1878 ve Şubat 1916 tarihlerinde) üç kez işgal etmiştir. Bunlardan fizikî anlamda en büyük yıkıma sebep olan, üç ay sürmüş olsa da 1829’daki ilk işgalleri olmuştur," dedi.

1829 yılında Erzurum’a oldukça hazırlıklı gelen Rus ordusunun, şehre çok sayıda arkeolog, eski eser uzmanı, tarihçi ve hatta edebiyatçı bile getirdiğini belirten Eğilmez, "Çifte Minareler, Yakutiye, Sultaniye, Ahmediye, Ulu Cami ve Üç Kümbetler’deki kıymetli eşyalar Ruslar tarafından talan edildi. Muhtelif yapıların kitabeleri yerlerinden söküldü. Çifte Minareli Medrese’nin kitabesi, kapısı, Üçkümbetler’deki Emir Saltuk’un mermer sandukası Rusların Petersburg’a götürdükleri eserler arasındaydı. Hasanıbasri Hazretleri’nin türbe kitabesi de bu işgal esnasında Ruslar tarafından çalınmıştı" diyerek devam etti.

Eğilmez, işgal sırasında, Çifte Minareli Medrese’de bulunan altın, gümüş ve bronzdan onlarca miğfer ve kalkanın Petersburg ve Moskova’ya gönderildiğini, Saat Kulesi’ndeki saat yerinden sökülerek Tiflis’teki bir binanın cephesine yerleştirildiğini vurguladı ve "İşgal sırasında şehirdeki kalenin anahtarı, altı sancak, başkomutanlık alameti olan bazı eşyalar, Petersburg’a nakledildi. İşgal sonrası şehirden ayrılırken, Paşa Sarayı’nı, kaleyi ve pek çok konağı tahrip ettikleri gibi, birçok tarihî eseri ve vesikayı da yanlarında götürmüşlerdi. Ruslar benzer yağmalama ve hırsızlık olaylarını 1916 yılındaki son işgalinde de gerçekleştirdi. Bu işgal sırasında şehrin pek çok tarihi ve kültürel değeri, Ruslar tarafından tahrip edilmesi sonucu yok oldu. Ruslar, kalenin 4 anahtarı ile birlikte ele geçirdikleri 9 alay sancağı ile Pasinler’den ele geçirdikleri 1 sancağı ülkelerine götürdü. Ruslar ele geçirdikleri Türk sancaklarını, propaganda amaçlı olarak da kullanmıştır. Sancaklar ilk önce Tiflis’e götürülerek burada halka sergilenmiş, daha sonra ise Erzurum’a ilk giren Rus komutanı Yüzbaşı Konieff tarafından Rus Çarlığı’nın başkenti St. Petersburg’a götürülerek Rus Çarı’na sunulmuştur. Erzurum’dan çalınan sancak ve tarihi eserler bugün Petersburg’daki Hermitage ve Askeri Topçu Müzeleri’nde bulunmaktadır. Bu işgaller sırasında kaybedilen binlerce canın yanında tarihi ve kültürel mirasın da kaybedilmiş olması, Erzurum’un yaşadığı en hazin olaylarından biridir" dedi.

Türk Dil ve Edebiyatı Derneği (TDED) Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş, Erzurum’un Rusya’daki kıymetli eserlerinin ve sancaklarının geri getirilmesinin milli bir mesele olduğunu vurgulayarak, "Erzurum asırlardır hudut ve harp şehri. Dolayısıyla Erzurum’un sosyo-kültürel hayatında harplerin çok önemli yeri var. Özellikle 19. yüzyılda 100 yıl içerisinde 3 defa Rus işgali görmüş Erzurumumuzda birçok milli tarihi eser yağmalanarak ve izinsiz Rusya’ya taşındığını biliyoruz. Özellikle bunların en kıymetlileri elbette ki sancaklarımızdır. Alay sancaklarımız, Pasin sancağımız çok kıymetli. Sayısı 10-11 tane olabilir. Sancaklarımızın, Çifte Minareli Medresesi’nin kitabesi, Saat Kulesi’nin saati gibi birçok milli ve kültürel eserlerimizin Erzurum’a yeniden kazandırılması gerekiyor. Çünkü Lahey Sözleşmesi, Uluslararası UNESCO Sözleşmesi de bunu gerektiriyor. Biz Erzurumlar olarak harp ve hudut hikayemizin eserlerimizin Erzurum’a yeniden kazandırılmasını istiyoruz. Bu anlamda gayret gösteren Dışişleri ve İçişleri Bakanlarımıza teşekkür ediyoruz. Umuyoruz ki en kısa zamanda eserlerimiz Erzurum’a dönecektir." şeklinde konuştu.

Erzurum Kalkınma Vakfı (ERVAK) Başkanı Erdal Güzel ise yıllardır sürdürülen sancaklara dair seslerin cevap bulmasını beklediklerini belirterek, "Erzurum üç defa Ruslar tarafından işgal edildi. Bu işgal yıllarında Ruslar tarafından önemli ölçüde değerlerimiz alıp götürüldü. Yağmalandı. 1914-1917 yılları arasında süren savaş da işin içine katıldığında pek çok değerimizin kaybolduğunu biliyoruz. Çocukluğumuzdan beri bildiğimiz Çifte Minareli Medresenin kapısından tutun da, oradaki birçok milli ve kültürel eserimizin Erzurum’a yeniden kazandırılması konusunda gelişmelerden oldukça mutluyuz. Çünkü bunlar bizim değerlerimizdir. Bizim için çok şey ifade eder. Onların yerleri Erzurum’dur. Dadaşların bağrıdır. Bu münasebetle bu girişimlerin netice vermesini umuyoruz." diyerek sözlerini tamamladı.

Erzurumlular Rusya'daki "Esir Sancaklarını" istiyor

Erzurumlular Rusya'daki "Esir Sancaklarını" istiyor