Deprem güçlendirmesi nedeniyle kapılarını ziyaretçilere kapatan tarihi Erzurum Kongre Binası’ndaki 322 nadide eserin Ankara’ya nakledilmesi planı, şehirde büyük bir huzursuzluğa yol açtı. Erzurum Türk Ocağı, eserlerin bir daha geri dönmeme ihtimaline karşı yetkilileri uyardı.
Milli Mücadele ruhunun en önemli simgelerinden biri olan Erzurum Kongre Binası, teknik incelemeler sonucunda başlatılması planlanan restorasyon süreciyle gündeme geldi. Binanın depreme karşı güçlendirilecek olması memnuniyetle karşılansa da, içeride bulunan 322 tarihi eserin "muhafaza imkânı yok" gerekçesiyle Ankara’ya taşınacağı iddiası, Erzurum kamuoyunda ciddi bir tepkiyle karşılandı.
Geçmişte Erzurum Kongresi mührünün şehirden götürülüp bir daha geri getirilmemesini hatırlatan Erzurum Türk Ocağı Başkanı Avukat Nizam Işık, bu yeni nakil kararının benzer bir akıbete uğramasından endişe ettiklerini belirtti.
Atatürk Üniversitesi formülü masada
Eserlerin şehir dışına çıkarılmasına karşı çıkan Işık, alternatif bir çözüm yolu sundu. Atatürk Üniversitesi’nin bu eserleri koruma altına alabilecek teknik altyapıya ve tecrübeye sahip olduğunu vurgulayan Işık, "Üniversitemiz geçmişte Kültür Bakanlığı ile başarılı iş birlikleri yaptı. Eserlerin Ankara’ya gönderilmesi yerine, kurumlar arası bir koordinasyonla Atatürk Üniversitesi bünyesinde muhafaza edilmesi, kamuoyundaki endişeleri tamamen ortadan kaldıracaktır" ifadelerini kullandı.
Restorasyon sürecinde hız çağrısı
Tarihi eserlerin ait oldukları topraklarda, yani kongrenin gerçekleştiği mekânda sergilenmesinin kültürel kimlik açısından hayati önem taşıdığını belirten Nizam Işık, yetkililere şu çağrıda bulundu:
"Valilik, Büyükşehir Belediyesi, Kültür Müdürlüğü ve üniversitemiz bir araya gelerek bu sorunu yerel imkânlarla çözmelidir. Ayrıca, aylardır kapalı olan Kongre Binası’ndaki restorasyon çalışmaları vakit kaybedilmeden başlatılmalı ve bina en kısa sürede tekrar ziyarete açılmalıdır. Erzurum Türk Ocağı olarak bu sürecin takipçisi olacağız."