Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş, yapılan açıklamalarda Erzurum'un somut olmayan kültür varlıklarına yeterince sahip çıkılmadığına dikkat çekti. Ertaş, tarihi yapıların yanı sıra, şehrin kültürel hayatında önemli yer tutan bireylerin de yeni nesillere daha etkin bir şekilde tanıtılması gerektiğini belirtti.
Aşık Kerem'den Köroğlu'na uzanan kültürel miras:
Ertaş, TDED olarak düzenledikleri etkinlikler çerçevesinde Aşık Kerem ve hikayelerinin tanıtımına özel bir önem verdiklerini söyledi. "EİT 2025 Turizm Başkenti Erzurum" etkinlikleri kapsamında düzenlenen programlar ile Aşık Kerem'in kültürel anlamda yeniden canlandırılmasına yönelik çalışmalara imza attıklarını ifade etti. Bu kapsamda Selim Adım’ın hazırladığı "Âşık Kerem Erzurum’da" adlı kitabın da yayımlandığını ekledi. Öte yandan Erzurum Büyükşehir Belediyesi, Aşık Kerem'in sembolü haline gelen bir anıtı da şehrin bir noktasına kazandırdı.
Kültür turizminin geliştirilmesi şart:
Murat Ertaş, Erzurum'un bir an önce Köroğlu, Dede Korkut ve Yunus Emre gibi önemli kültürel şahsiyetleri de kültür turizmine kazandırması gerektiğini dile getirdi. Köroğlu'nun Türk destan geleneğindeki yerine vurgu yapan Ertaş, bu kahramanın hikayelerinin Türkiye’den Azerbaycan’a kadar geniş bir coğrafyada tanındığını belirtti. Ertaş, "Köroğlu, Erzurum'da önemli bir temsil bulmuş olup, hikayeleri halk arasında nesilden nesile aktarılmıştır," dedi.
Dede Korkut'un hikayeleri ile ilgili de önemli bilgiler paylaşan Ertaş, bu hikayelerin coğrafyası üzerinde Erzurum’un merkezî bir konumda bulunduğunu ifade etti. Yunus Emre’nin de Türkiye ve Azerbaycan coğrafyasında köy isimlerine ve kabirlerine bir referans olduğu söylenerek, bu değerlerin korunması ve aktarılması konusunda yerel yönetimler, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarına büyük görev düştüğü vurgulandı. Ertaş, her türlü etkinliğin düzenlenerek bu kültürel mirasın canlı tutulması gerektiğini sözlerine ekledi.

TÜRKİYE DİL VE EDEBİYAT DERNEĞİ BAŞKANI MURAT ERTAŞ YAPTIĞI AÇIKLAMADA ERZURUM’UN SOMUT OLMAYAN KÜLTÜR VARLIKLARINA SAHİP ÇIKAMADIĞINI VURGULAYARAK, SADECE TARİHİ YAPILARIN VE DOĞAL GÜZELLİKLERİN DEĞİL ŞEHİR TARİHİNDE KÜLTÜREL HAYATIN EN ÖNEMLİ YAPICILARI OLAN İNSAN HAZİNESİNİN DE YENİ NESİLLERE TANITILMASI GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİ.