T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin Eskişehir ayağı, üçüncü gününde de çok zengin ve renkli bir programla sanatseverlerin karşısına çıktı. Şehrin dört bir yanına yayılan etkinlikler kapsamında sergilerden atölyelere, kişisel gelişim söyleşilerinden çocuklar için düzenlenen yaratıcı drama çalışmalarına kadar pek çok alternatif sunuldu. Yoğun bir katılım dalgasıyla takip edilen üçüncü gün programında, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen “Sinema Yollarda” projesi de şehir meydanlarına kurulan özel sinema tırıyla Eskişehir halkına Nostaljik bir açık hava sineması deneyimi yaşatarak festival coşkusunu zirveye taşıdı.
Günün en çok ziyaret edilen etkinliklerinin başında Olgunlaşma Enstitüleri tarafından hazırlanan “Kültür Yolunda Yunus’a Doğru Sergisi” yer aldı. Anadolu irfanının ve hoşgörüsünün en büyük temsilcilerinden biri olan Yunus Emre’nin felsefesini geleneksel sanatlarla harmanlayan sergide minyatür, hüsn-i hat, tezhip, çömlekçilik, dokuma ve cam sanatı eserleri sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Selçuklu dönemine ait kıyafet koleksiyonları ve şiir panoları ile zenginleştirilen sergi, ziyaretçileri derin bir kültürel hafıza yolculuğuna çıkardı. Ayrıca Berin Koşay rehberliğinde açılan Ebru Atölyesi, kitreli su üzerinde geleneksel Türk kağıt süsleme sanatını meraklılarına uygulamalı olarak deneyimleme imkanı tanıdı.
İlmek ilmek örülen kadın dili: Yaşayan Miras Oya
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi İmren Erşen Oya Müzesi ise oldukça anlamlı bir kültürel oturuma ev sahipliği yaptı. “Yaşayan Miras: Oya” başlıklı söyleşide, Anadolu kadınının yüzyıllar boyunca duygularını, sevinçlerini ve hüzünlerini ipliklere dökerek sembolik bir iletişim dili haline getirdiği oya sanatı ele alındı. UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi yaklaşımı çerçevesinde değerlendirilen programda, geleneksel motiflerin toplumsal hafızadaki yeri üzerinde duruldu. Festivalin bir diğer dikkat çeken söyleşisinde ise Dr. Sıtkı Karaca, “Mazeret Yok! Kuş Diliyle Mazeret Üretme Psikolojisi” kitabı üzerinden bireysel farkındalık ve motivasyon üzerine interaktif bir sunum yaparak okurlarına imzalı kitaplarını hediye etti.
Kültürel mirası geleceğe taşıyan UNESCO vizyonu
Eskişehir'de oya sanatı ve geleneksel el sanatları üzerinden kurgulanan bu festival programları, küresel ölçekte somut olmayan kültürel mirasın korunması vizyonu açısından stratejik bir değere sahip bulunuyor. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) standartlarına göre, bir toplumun sözlü gelenekleri, gösteri sanatları, toplumsal uygulamaları ve el sanatları geleneği, o ulusun kimlik kartı ve kültürel sürdürülebilirliğinin temeli olarak kabul ediliyor. Türkiye Kültür Yolu Festivali gibi devasa kamusal organizasyonlar, nesilden nesile aktarılmakta zorlanan bu kadim değerleri çağdaş metotlarla yeniden görünür kılıyor. Yerel zanaatkarları ve geleneksel motifleri genç kuşaklarla buluşturan bu tür tescilli adımlar, Türkiye'nin dünya genelindeki kültürel diplomasi gücünü ve yumuşak güç unsurlarını tahkim etmeye devam ediyor.