Yeni Birlik Gazetesi
Yeni Birlik Gazetesi Kültür Sanat Gazze'de savaşın yok edemediği kütüphane: Enkazdan çadıra

Gazze'de savaşın yok edemediği kütüphane: Enkazdan çadıra

İsrail’in Gazze’deki yıkıcı saldırılarında evini ve binlerce kitaplık kütüphanesini kaybeden 36 yıllık sahaf Muhammed Ramazan Saad, enkaz altından kurtardığı kitaplarla mülteci kampında hayata tutunuyor.

İsrail'in Gazze Şeridi’nde yıllardır sürdürdüğü ve bölgedeki eğitim, kültür ile toplumsal hafıza merkezlerini hedef alan ağır saldırıları, sadece binaları değil, kentin entelektüel birikimini de yok etmeye çalıştı. Bu süreçte hayatta kalma mücadelesi veren Gazze halkı, ateşkese uyulmayan zorlu şartlar altında bile kültürel kimliğini koruma direnişinden vazgeçmiyor. Bu direnişin en somut ve duygusal örneklerinden biri, hayatını kitaplara adamış olan emektar sahaf Muhammed Ramazan Saad’ın hikayesiyle somutlaşıyor.  

Enkazın Altından Çıkan Kültür Hazinesi

Saldırılardan önce Gazze'nin kuzeyindeki Beyt Lahiya'da, dört katlı bir binanın bodrum katında binlerce nadide eserden oluşan devasa bir sahaf dükkanının sahibi olan 36 yıllık sahaf Muhammed Ramazan Saad, bombardımanlarda tüm birikimini kaybetti. Ancak kitaplarına duyduğu derin tutku, onun bu büyük yıkıma boyun eğmesine engel oldu.

Güvenli bir sığınak arayışıyla Gazze'nin orta kesimindeki Deyr el-Belah'a göç etmek zorunda kalan Saad, hayatını tehlikeye atarak ara ara kuzeydeki yıkılmış evine geri döndü. Günlerce süren çabaların ardından, tonlarca ağırlıktaki beton yığınlarının altından adeta iğneyle kuyu kazarak yüzlerce kitabı gün yüzüne çıkarmayı başardı. 

Kaldırımdan Çadıra Uzanan Edebi Direniş

Kuzeyden binbir güçlükle taşıdığı kitapları Deyr el-Belah’ta önce yol kenarındaki bir kaldırımda sergilemeye başlayan Gazzeli sahaf, kitapların güneşten ve dış şartlardan zarar görmemesi için sıra dışı bir formül buldu. Kısıtlı imkanlarına rağmen bir çadır kiralayan Saad, kurtardığı kitapları bu çadıra yerleştirerek adeta bir sığınak-kütüphane oluşturdu.

Şimdilerde kitaplarıyla birlikte bu çadırda yaşayan emektar sahaf, dijital dünyanın basılı kitapların yerini tutamayacağını vurgulayarak şunları söylüyor:

"Evin enkazından çıkarıp buraya getirdiğim kitaplarla yeniden bir kütüphane kurdum. Benim gözümde okuyan insanın değeri çok büyük. Parası olsun ya da olmasın, kapımdan içeri giren, elinde kitap olan herkesi severim. İnsanlar artık internete sığınıyor ama oradaki bilgiler asla bir kitabın yerini tutamaz. Asıl olan, dokunabildiğiniz kitaptır. Kitaplar benim hayatım, her şeyim."

Gazze'de silahların gölgesinde yaşam savaşı verilirken, Muhammed Ramazan Saad’ın açtığı bu mütevazı çadır kütüphanesi, bir halkın sadece fiziksel olarak değil, kültürel ve zihinsel olarak da teslim olmayacağının en büyük kanıtı olarak yükseliyor.