Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Türkiye Kültür Yolu Festivali, bu kez Doğu’nun incisi Van’ın binlerce yıllık gastronomi birikimini gün yüzüne çıkardı. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) öncülüğünde, uzman bir danışma kurulu tarafından titizlikle seçilen 27 Lezzet Noktası, Van mutfağının sadece kahvaltıdan ibaret olmadığını, köklü bir medeniyet mirası taşıdığını tüm dünyaya kanıtladı. Keledoştan inci kefaline, otlu peynirden Norduz kuzusuna kadar kentin en özel tatları, festival süresince yerel işletmelerde ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Ziyaretçi akınına uğrayan bu özel duraklar, şehir ekonomisine ve esnafına da can suyu oldu.
Urartu Mirasından Modern Restoran Menülerine

Van mutfağının tarihsel derinliğine dikkat çeken akademisyen ve televizyon programcısı Asuman Kerkez, bölgenin tarım ve hayvancılık kültürünün temellerinin Urartu medeniyetine kadar uzandığını belirtti. Tarhun ve kişniş gibi aromatik otların, endemik bitkilerle beslenen Norduz kuzusunun ve zengin tahıl çeşitliliğinin kentin mutfak kimliğini inşa ettiğini vurgulayan Kerkez, şu değerlendirmede bulundu:
"Van denince akla ilk olarak meşhur kahvaltımız geliyor ancak bu toprakların sunduğu gastronomi zenginliği çok daha derin. 'Lezzet Noktası' projesi sayesinde, bugüne kadar sadece evlerde pişirilen geleneksel reçeteler artık restoran menülerine taşındı. Bu durum hem kültürel mirasın korunmasını sağlıyor hem de yerel işletmelerin vizyonunu geliştiriyor."
Kerkez ayrıca Van’ı ziyaret edenlerin otlu peynir, cacık, keledoş, pekmezli kavut ve tescilli Erciş üzümünü tatmadan şehirden ayrılmamaları gerektiğinin altını çizdi.
Yarım Asırlık İşletmeler Doğal Ürünlerle Vitrinde
Proje kapsamında öne çıkan duraklardan biri, 1964 yılından bu yana hizmet veren Balcı Behçet oldu. İşletme sahibi Behçet Öndül, Van kahvaltısının başrol oyuncusu olan balı; Hakkari, Bitlis ve Şirvan gibi çevre bölgelerdeki yüksek yaylalardan ve köylerden tamamen doğal yollarla tedarik ettiklerini söyledi. Karakovan ve sepet balı gibi çeşitlerin festival sayesinde Türkiye’nin dört bir yanından gelen misafirlerle buluştuğunu belirten Öndül, etkinliğin bölge turizmine büyük bir dinamizm getirdiğini ifade etti.
Kentte 51 yıldır lezzet dağıtan bir diğer durak ise Doğu Kebap oldu. Deneyimli kebap ustası Cevdet Diler, Van’ın zengin bitki örtüsüne sahip yüksek yaylalarında otlayan hayvanların etinin kebaba eşsiz bir aroma kattığını vurguladı. Diler, hayvancılık kültürünün Van mutfağının temel direği olduğunu ve gelen misafirlerin yöresel kebap ile inci kefaline yoğun ilgi gösterdiğini aktardı.
Tarladan Sofraya Doğrudan ve Sürdürülebilir Ekonomi
Yerel üretimin desteklenmesinin önemine değinen Şehr-i Van Sofrası kurucusu Hamza Kurt ise menülerinde kullandıkları tüm malzemeleri doğrudan Van’ın ilçelerinden ve yerel çiftçilerden aldıklarını açıkladı. Coğrafi işaretli keledoş ve Norduz kuzu sırtı gibi zahmetli yemeklerin aslına uygun yapılması için yerel üretici zincirinin korunması gerektiğini belirten Kurt, Lezzet Noktası projesinin şehir ekonomisine katkısını şu sözlerle özetledi:
"Ürünleri aracı olmadan, doğrudan çiftçimizden sofraya taşıyoruz. Bu proje sadece bizim tanınırlığımızı artırmakla kalmadı; Van’ın tarımını, hayvancılığını ve yerel üreticisini de doğrudan destekleyen bir ekosistem yarattı."
Gastronomi Yolculuğunun Bir Sonraki Durağı: Konya
Van Kültür Yolu Festivali ile gastronomi dünyasında büyük ses getiren bu sürdürülebilir mutfak rotası, yıl boyunca kentin turizmine katkı sağlamaya devam edecek. Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin bir sonraki durağı ise Anadolu’nun bir diğer kadim mutfağına ev sahipliği yapan Konya olacak. 18-26 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek Konya Kültür Yolu Festivali, şehrin asırlık Selçuklu ve Mevlevi mutfak kültürünü yeni "Lezzet Noktaları" ile ziyaretçilerin beğenisine sunacak.
Festival takvimi, etkinlik detayları ve lezzet haritalarına ilişkin tüm bilgilere resmi internet sitesi (https://kulturyolufestivali.com/) ve @turkiye_kulturyolu Instagram hesabı üzerinden ulaşılabiliyor.