Türk sinema tarihine damga vuran, kendine özgü anlatım dili ve "Ulusal Sinema" kuramıyla sinemamıza yön veren usta yönetmen ve senarist Halit Refiğ, aramızdan ayrılışının 17. yıl dönümünde törenle anıldı. Esenler Belediyesi tarafından Uluslararası Sinema Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilen anma programı, merhum sanatçının Zincirlikuyu Mezarlığı’ndaki kabri başında düzenlendi. Tören boyunca merhum yönetmen için dualar edilirken, sanat anlayışı ve ilkeli duruşu bir kez daha hatırlandı.
Esenler Belediyesi'nin kültür ve sanat dünyasına yön veren isimlere yönelik vefa etkinlikleri kapsamında düzenlenen törene Refiğ’in eşi Gülper Refiğ, yönetmen Nazif Tunç, sinema yazarı İhsan Kabil, iletişimci Ali Saydam ve çok sayıda genç katıldı.

"Eserleriyle Yaşamaya Ve Fikirleriyle Yol Göstermeye Devam Ediyor"
Törende duygusal bir konuşma yapan merhum yönetmenin eşi Gülper Refiğ, Halit Refiğ’in hatırasını ve düşünce dünyasını yaşatmanın önemine dikkat çekti. Eşinin fiziken aralarından ayrılmış olsa da bıraktığı ölümsüz eserlerle yaşamayı sürdürdüğünü ifade eden Gülper Refiğ, şunları kaydetti:
"Onun naçiz vücudu ve kalbi burada rests etse de kendisi benimle ve sevenleriyle yaşamaya devam ediyor. Eserleriniz yaşıyorsa siz de ölümsüzleşirsiniz. Halit, yaşamı boyunca maddi kazançların ötesinde değerlerine ve fikirlerine bağlı kaldı. Zaman zaman iktisadi güçlükler yaşasa da ülkesinin aydınlarına ve milli değerlerine dair gelişmelerden her zaman büyük bir mutluluk duydu. Oğuz Atay, Metin Erksan, Adnan Saygun ve Kemal Tahir gibi bu toprakların öz değerlerine sadık isimlere büyük saygı duyardı ve inandığı ilkelerden asla taviz vermedi."

Türk Sinemasında Özgün Ve Yerli Bir Duruşun Temsilcisi
Anma programında söz alan sinema dünyasının temsilcileri de Halit Refiğ’in Türk sinema tarihindeki özgün konumunu ele aldı. Yönetmen Nazif Tunç, Refiğ’in yokluğunun sinema sektöründe derin bir boşluk yarattığını belirterek, usta eliminates sinemacının Batı etkisindeki anlayışlara karşı kendi öz kültüründen beslenen hikâyeler ürettiğini vurguladı. Tunç, "Ulusal sinema mücadelesi onun için bir meslekten öte bir hayat gayesiydi. Dünya döndükçe ürettiği yapıtlarla aramızda olmaya devam edecek" değerlendirmesinde bulundu.
İhsan Kabil ise Halit Refiğ’i Türk sinemasının temel kilometre taşlarından biri olarak tanımladı. Refiğ’in 1960’lı yıllardan itibaren hem geniş kitlelere ulaşan filmler çektiğini hem de Türkiye’ye özgü bir sinema kuramı oluşturmak adına makaleler kaleme aldığını hatırlatan Kabil, genç sinemacıların ve akademisyenlerin usta ismin filmografisinden ve yazılarından faydalanması gerektiğinin altını çizdi.
İletişimci Ali Saydam da Halit Refiğ’in düşünce dünyasının ve entelektüel birikiminin kendi kişisel gelişiminde de unutulmaz bir yere sahip olduğunu dile getirdi.