Türkiye Kültür Yolu Festivali, Trabzon’un asırlık mutfak kültürünü küresel sahneye taşıdı. Kent genelinde belirlenen 51 tescilli "Lezzet Noktası", festival boyunca yerli ve yabancı lezzet tutkunlarının akınına uğradı. Gastronomi dünyasının ünlü şeflerinin de yakın markajına giren Karadeniz mutfağı, yerel işletmelerin cirolarında yüzde 30’a varan net bir artış sağlarken, Trabzon turizmine de kalıcı bir ivme kazandırdı.

Dev Organizasyonda 51 Tescilli Durak
Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın (TGA) titiz çalışmaları ve danışma kurulunun onayından geçen 51 restoran, festival süresince kentin en geniş gastronomi seçkisini oluşturdu. Ortahisar, Akçaabat, Maçka, Sürmene, Uzungöl, Yomra, Vakfıkebir ve Araklı ilçelerine yayılan bu lezzet rotası, geleneksel esnaf lokantaları ile modern Karadeniz mutfağını aynı çatı altında buluşturdu. Ünlü şefler Ömür Akkor, Emre Murat ve Gökhan Ali Çamkerten ile Şef Erşan Yılmaz da bu rotayı adım adım takip ederek Trabzon mutfağının zenginliğini yerinde deneyimledi.

Asırlık İşletmelerde Festival Yoğunluğu: %30 Artış
Festivalin yarattığı ekonomik ve kültürel hareketlilik, kentin köklü işletmelerinde doğrudan karşılık buldu. Akçaabat köftesinin tescilli adresi Komaroğlu Köftecisi’nin 3. kuşak yöneticisi İlker Komaroğlu, özellikle şehir dışından gelen misafirlerin ilgisiyle müşteri trafiğinde yüzde 30’luk bir artış kaydettiklerini belirtti.
Meşhur Uğur Usta Hamsiköy Sütlacı’nın 3. kuşak temsilcisi Alişan Konak ise kentin doğası kadar mutfağının da bu festival sayesinde hak ettiği değeri gördüğünü vurguladı. Konak, "Lezzet Noktası" uygulamasının turistlere güvenli ve doğru adresler sunduğunu, festivalin tam sezon öncesinde esnafa adeta can suyu olduğunu ifade etti.

"Güvenilir Durak" İmajı Talebi Katladı
Trabzon pidesinin simge mekanlarından Rüştü’nin Fırını’nın 5. kuşak işletmecisi Yeşim Akın Türk de kıymalı, peynirli ve kıvrım pidelerine gösterilen ilgiden memnuniyet duyduklarını dile getirdi. "Lezzet Noktası" markasının ziyaretçiler nezdinde güçlü bir güven algısı yarattığına dikkat çeken Türk, bu projenin Trabzon’un gastronomi vizyonuna kalıcı bir katkı sunduğunu söyledi. Akçaabat köftesinden karalahana çorbasına, Laz böreğinden hamsili pilava kadar uzanan geniş menü, kentin kültürel kimliğinin en güçlü ifadesi olarak hafızalara kazındı.
