İstanbul Üniversitesi’nden Prof. Dr. Bilen Işıktaş, Harvard Üniversitesi’nin en köklü mekanlarından Holden Chapel’de gerçekleştirdiği özel resitalle, Türk ud geleneğini ve makam müziğinin derinliklerini uluslararası bir platforma taşıdı.
Dünya akademik çevrelerinin yakından takip ettiği Harvard Üniversitesi, geçtiğimiz günlerde çok özel bir müzikal buluşmaya ev sahipliği yaptı. Kenan Türk Kültür Çalışmaları Merkezi tarafından düzenlenen Şiir ve Müzik Serisi kapsamında sahne alan Prof. Dr. Bilen Işıktaş, udun tarihsel yolculuğunu Amerika’nın kalbine taşıyan bir performansa imza attı. 1744 yılında inşa edilen ve üniversitenin en eski ibadet yapısı olma özelliğini taşıyan Holden Chapel’in büyüleyici akustiği, Türk müziğinin makam dünyasıyla birleşerek dinleyicilere unutulmaz bir gece yaşattı.
Müzikal bir köprü: Osmanlı’dan günümüze
Konserin ilk bölümünde Udî Nevres Bey, Şerif Muhiddin Targan ve Cinuçen Tanrıkorur gibi ud repertuvarının usta isimlerinin eserlerini yorumlayan Işıktaş, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan müzikal dönüşümü solo taksimlerle gözler önüne serdi. Programın ilerleyen bölümlerinde ise sahne zenginleşti. Neyzen Mithat Yavuzarslan’ın eşliğiyle derinleşen icra, gecenin sonunda kemençe ve vokal katkılarıyla tam bir meşk ortamına dönüştü. Dr. Arzu Eylül Yalçınkaya’nın Hicazkâr makamındaki eserlere eşlik ettiği anlar, makam ve güfte geleneğinin inceliklerini vurgulayan bir anlatımla taçlandı.
Tarihi bir yankı ve akademik ilgi
Bu özel etkinlik, sadece sanatsal bir gösteri değil, aynı zamanda tarihsel bir buluşma niteliği taşıdı. 1920’lerde Şerif Muhiddin Targan ile New York’ta filizlenen modern ud anlayışı, yaklaşık bir asır sonra Harvard’da yeniden hayat buldu. Konseri, aralarında Prof. Dr. Kay Kaufman Shelemay ve besteci Mehmet Ali Sanlıkol gibi önemli isimlerin de bulunduğu seçkin bir akademik ve sanatçı topluluğu takip etti.
Müziğin evrensel dili
Konser sonrası duygularını paylaşan Prof. Dr. Bilen Işıktaş, farklı kültürlerden gelen dinleyicilerle aynı duyguda buluşmanın paha biçilemez olduğunu ifade etti. Kenan Türk Kültür Çalışmaları Merkezi Kurucu Direktörü Dr. Arzu Eylül Yalçınkaya ise udun asırlık mirasının Holden Chapel’in atmosferinde yeniden vücut bulmasının, Türk musıkîsinin küresel çapta kurabileceği güçlü bağların bir kanıtı olduğunu vurguladı. Boston merkezli merkez, bu tür etkinliklerle Türk kültürünü akademik ve sanatsal bir çerçevede dünya sahnesinde görünür kılmaya devam ediyor.