Anadolu'nun en köklü medeniyetlerine ev sahipliği yapan ve Hitit İmparatorluğu'nun yaklaşık 450 yıl boyunca başkentliğini üstlenen Hattuşa Antik Kenti, arkeoloji dünyasını heyecanlandıran yeni bir keşfe sahne oldu. Çorum'un Boğazkale ilçesinde yer alan ve geçmişi milattan önce 6 binli yıllara kadar uzanan UNESCO Dünya Kültür Mirası listesindeki ören yerinde, Erken Helenistik ve Galat dönemlerine tarihlendirilen yaklaşık 2 bin 300 yıllık yeni mezarlar gün ışığına çıkarıldı.
Alman Arkeoloji Enstitüsü adına Prof. Dr. Andreas Schachner başkanlığında yürütülen ve bu sezon 5 farklı noktada yoğunlaşan kazıların en dikkat çekici bulguları, antik kentin Kuzeybatı Yamacı'nda elde edildi.

Omuzunda Bıçakla Gömülen İskelet Heyecan Yarattı
Kuzeybatı Yamacı'ndaki bir antik ambarın çevresinde yürütülen kazı çalışmaları sırasında ortaya çıkarılan mezarlık alanında bu yıl 3 yeni mezar tespit edildi. Açılan mezarlardan biri, mimari dokusunun bozulmamış olması ve içerisindeki iskeletin bütünlüğünü tamamen korumasıyla kazı ekibinin odağı haline geldi.

İncelemelerde en dikkat çekici ayrıntı ise bütün haldeki iskeletin sağ omuz hizasında yer alan bıçak oldu. Çevresi yaklaşık 7 metre çapında dairesel taş duvarla örülen ve içinde bir yetişkinin sığabileceği büyüklükte ikinci bir taş sanduka barındıran mezar, dönemin gömme geleneklerine dair eşsiz veriler sunuyor. Arkeologlar, bulunan bıçağın ölen kişiye sunulmuş bir hediye mi yoksa şahsi bir eşya mı olduğunu belirlemek üzere detaylı laboratuvar incelemelerini sürdürüyor.

"Şimdiye Kadar Bulduğumuz En İyi Korunmuş Mezar"
Kazı Başkanı Prof. Dr. Andreas Schachner, alanda geçen yıl 3'ü kadın olmak üzere 5 mezar çıkardıklarını, bu yılki 3 yeni keşifle birlikte alandaki toplam mezar sayısının 8'e ulaştığını belirtti. Geçmiş yıllarda bölgenin batısında bulunanlarla birlikte aynı döneme ait toplam 17 mezara ulaşıldığını vurgulayan Schachner, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bu alanda seyrek bir düzende serpiştirilmiş mezarlarla karşılaştık. M.Ö. 4'üncü yüzyılın sonu ile 3'üncü yüzyıl başına tarihlendirdiğimiz bu alan içinde şimdiye kadarki en iyi korunmuş yapıyı bulduk. Dairesel taş örgü çemberi mükemmel durumda. Bireyin sağ omuzundaki bıçak, muhtemelen bir erkek bireye işaret ediyor olabilir; zira daha önce açtığımız mezarlar ağırlıklı olarak kadınlara aitti. Kazı işlemlerini tamamladıktan sonra bu özel yapıyı restore ederek ziyarete açmayı planlıyoruz."
Boğazköy genelinde Roma dönemine ait 200'e yakın mezar dahil olmak üzere farklı çağlardan yüzlerce mezar bulunduğunu ifade eden Schachner, son keşiflerin bölgenin az bilinen tarihsel evrelerine dair karanlıkta kalan noktaları aydınlatacağını vurguladı.