Türk sineması, uluslararası arenada ses getiren başarılarına bir yenisini daha ekledi. Yazar ve yönetmen Alphan Eşeli’nin imzasını taşıyan, başrolünde ise başarılı oyuncu Hazar Ergüçlü’nün yer aldığı “MUTTER: Bir Annenin Hatıra Defteri”, dünya prömiyerini New York’ta düzenlenen prestijli 25. Tribeca Festivali kapsamında gerçekleştirdi. 6 Haziran'daki gösterimde sinemaseverlerle buluşan yapım, festivalin en çok konuşulan işleri arasında yerini almayı başardı.
Tribeca’nın Seçkin Listesinde Bir Türk Filmi
Bu yıl çeyrek asrı geride bırakan Tribeca Festivali’ne kabul edilen 100’ü aşkın dünya prömiyeri arasından sıyrılan MUTTER, oldukça önemli bir başarıya imza attı. Film, festivalin tür sinemasına odaklanan ve yalnızca sekiz yapıtın kabul edildiği prestijli “Escape from Tribeca” bölümünde Türkiye’yi temsil etti.
New York’taki görkemli prömiyere; yönetmen Alphan Eşeli, başrol oyuncusu ve ortak yapımcı Hazar Ergüçlü, yapımcı Ömer Atay, oyuncu Ulvi Kahyaoğlu ve filmin müziklerine hayat veren Tristan Bechet katılarak salonu selamladı.
Uluslararası Eleştirmenlerden "Rosemary’s Baby" Benzetişi
Gösterim öncesinde söz alan Escape from Tribeca bölümünün eş programcısı Jonathan Penner, filmle ilgili çarpıcı ifadeler kullandı. MUTTER’ı "daha önce gördüğü hiçbir filme benzemeyen, olağanüstü oyunculuklara ve yüksek prodüksiyon kalitesine sahip bir yapım" olarak tanımlayan Penner, "Bazen insanın aklını başından alan bir filmle karşılaşırsınız; MUTTER tam olarak böyle bir film" diyerek salondaki beklentiyi zirveye taşıdı.
Prömiyerin ardından uluslararası sinema basını da filme övgüler yağdırdı. Sinema eleştirmeni Chad Collins, MUTTER’ı "Rosemary’s Baby gibi kült klasiklerin mirasını taşıyan, anne sevgisinin sınırlarını ve sonsuzluğunu sorgulayan sarsıcı bir korku alegorisi" olarak nitelendirdi. Bir diğer eleştirmen Kat Hughes ise filmin "unutulmaz ve rahatsız edici ölçüde etkileyici" yapısıyla tür sinemasının en güçlü örneklerinden biri olduğunu vurguladı. Eleştirilerde özellikle Hazar Ergüçlü’nün performansı ve filmdeki "beden korkusu" (body horror) unsurlarının işleniş biçimi büyük takdir topladı.
"Beş Yıllık Emeğin En Kişisel Hikayesi"
Filmin yaratıcısı Alphan Eşeli, New York’taki heyecanını aktarırken projenin kendisi için önemine değindi: "Bu filmi tamamlamak beş yılımı aldı. İlk kez seyirciyle buluştuğu bu özel gecede burada olmak tarif edilemez bir duygu. MUTTER, bugüne kadar imza attığım en kişisel iş."
Karakterine hayat verirken büyüleyici bir performans sergileyen Hazar Ergüçlü ise projenin duygusal derinliğine dikkat çekerek, "Beni bu senaryoda en çok yakalayan şey, bir annenin sevgisinin ne kadar dönüştürücü ve güçlü olabileceğini anlatma üslubuydu. Bu yolculuğa Tribeca gibi küresel bir platformda başlamak çok kıymetli" dedi.
Hollywood Standartlarında Bir Mutfak
Karadeniz kıyılarının puslu ve tekinsiz atmosferini arkasına alan psikolojik korku türündeki film, Seventyfour Films’in ilk uzun metrajlı yapımı olma özelliğini taşıyor. Alphan Eşeli ve Demet Müftüoğlu-Eşeli tarafından kurulan şirket, yönetmen odaklı ve bağımsız hikayeleri destekleyen yapısıyla dikkat çekiyor.
Güven Kıraç, Ulvi Kahyaoğlu ve Erdeniz Kurucan gibi güçlü isimleri kadrosunda barındıran filmin arkasında ise uluslararası düzeyde bir teknik ekip yer alıyor. Görüntü yönetmenliğini Özkan Karaköse’nin, kurgusunu Mesut Ulutaş’ın yaptığı filmin ses tasarımında Hervé Guyader ve Cenker Kökten'in imzası var. Filmin en dikkat çeken yönlerinden biri olan konsept tasarımları ise daha önce "Alien: Covenant" ve "Furiosa: A Mad Max Saga" gibi Hollywood devlerinde çalışan Matthew Hatton tarafından hazırlandı.
New York Sanat Dünyası Galada Buluştu
Yoğun ilgi gören New York gösterimi, uluslararası sanat ve cemiyet hayatının ünlü isimlerini de bir araya getirdi. Galaya; efsanevi performans sanatı tarihçisi ve PERFORMA’nın kurucusu RoseLee Goldberg, ünlü tasarımcı Dakota Jackson, dünyaca tanınan fotoğraf ikilisi Inez & Vinoodh, aktör Waris Ahluwalia, Bergdorf Goodman’ın kıdemli başkan yardımcısı Linda Fargo ve fotoğraf sanatçısı Paola Kudacki gibi küresel kreatif endüstrinin önde gelen birçok ismi katılarak Türk sinemasının bu yeni başarısına yerinde tanıklık etti.