Yeni Birlik Gazetesi
Yeni Birlik Gazetesi Kültür Sanat 'Her şeyi paylaşmam, nazara inanırım'! Ünlü komedyen mahremiyetinin sınırlarını çizdi...

'Her şeyi paylaşmam, nazara inanırım'! Ünlü komedyen mahremiyetinin sınırlarını çizdi...

Ata Demirer, yeni filmi Nejat’ın detaylarını, müzik tutkusunu ve özel hayatına dair bilinmeyenleri Vogue Türkiye nisan sayısında tüm samimiyetiyle anlattı.

MUHABİR: Sema Sezen

Sanatçı Ata Demirer, Vogue Türkiye’nin nisan sayısına verdiği röportajda kariyerine, özel hayatına ve hazırlık aşamasında olduğu yeni sinema filmine dair açıklamalarda bulundu. 1990’lı yıllardan bu yana Türk mizahında stand-up, sinema, albüm ve dizi projeleriyle yer alan Demirer, çekimlerde farklı karakter yapılarını yansıtan pozlar verdi. Sanatçı, nisan ayı sayısında hem iç dünyasını hem de sanat anlayışındaki değişimleri paylaştı.

Yeni Film Müjdesi: Başrol Karakteri Nejat

Ata Demirer, üzerinde çalıştığı yeni senaryo projesinin detaylarını ilk kez nisan sayısında duyurdu. Yeni filminin baş karakterinin adının "Nejat" olduğunu açıklayan Demirer, projenin duygusal tonuna dair bilgiler verdi. Yapımın hem hüzünlü hem de komik unsurlar barındıracağını belirten sanatçı, bu kez izleyiciye daha fazla umut veren bir hikaye sunmak istediğini dile getirdi.

"Müzikofili Var Bende": Ses Odaklı Karakter Analizi

İnsanları gözlemleme yöntemine dair ipuçları veren Demirer, karakterlerini oluştururken işitsel detaylara öncelik verdiğini belirtti. "İşitsel bir insanım" diyen sanatçı, kendisinde "müzikofili" olduğunu ve insanları genellikle sesleri üzerinden hafızasına kaydettiğini ifade etti. Bu işitsel yaklaşımın, yarattığı tiplemelerin temelini oluşturduğu bilgisini paylaştı.

Mahremiyet ve Nazar Vurgusu

Özel hayatının sınırlarını koruma konusundaki hassasiyetini dile getiren Ata Demirer, hayatının sürekli olarak canlı yayında olmasını doğru bulmadığını açıkladı. Paylaşımlarında mesafeli durmayı tercih ettiğini belirten sanatçı, bu tutumunun nedenlerinden biri olarak "nazara inanmasını" gösterdi. Demirer, mahremiyetini koruma isteğinin altını çizdi.

Denizle Kurulan Bağ ve "Su İnsanı" Tanımı

Yaşam tarzında denizin merkezi bir noktada olduğunu ifade eden sanatçı, kendisini "su insanı" olarak tanımladı. Denizle olan ilişkisini "Thalasso terapi" (deniz suyu terapisi) olarak nitelendiren Demirer, dalış yaptığını ve balık avladığını belirtti. Suyun vücuduna masaj etkisi yarattığını söyleyerek doğayla olan bu bağının önemine değindi.

Anne Sevgisi ve Demet Akbağ ile Dostluğu

Çocukluk yıllarına dair anılarını paylaşan Demirer, annesinin kendisine "taşı bile sevmeyi" öğrettiğini anlattı. Annesinin "İnsanoğlu sevmek için gelmiştir dünyaya" şeklindeki öğretisiyle yetiştiğini belirten sanatçı, bu sevgi anlayışının hayatına etkilerini aktardı. Ayrıca meslektaşı Demet Akbağ hakkında da konuşan Demirer, Akbağ’ın kendisi için hâlâ hayatındaki en önemli insanlardan biri olduğunu ifade etti.

Mizah Anlayışındaki Evrim ve Çocukluk Yılları

Mizah yolculuğunun çocukluk yıllarında başladığını belirten sanatçı, o dönemdeki fiziksel yapısına atıfta bulunarak "Şişman bir çocuk olduğum için doğuştan Schengen’i olan bir tiptim" ifadesini kullandı. Kariyerinin ilk yıllarında daha "pervasız" bir mizah anlayışına sahip olduğunu, ancak yaş aldıkça daha incelikli bir dili tercih ettiğini söyledi. İnsan kırmaktan kaçındığını belirten Demirer, kendisi için en büyük övgünün izleyici için "bir ilaç gibi görülmek" olduğunu sözlerine ekledi.