Yeni Birlik Gazetesi
Yeni Birlik Gazetesi Kültür Sanat Hitit kraliyetinin kayıp şehri Kırıkkale’den çıktı: Sadece 3 yerde bulunuyordu!

Hitit kraliyetinin kayıp şehri Kırıkkale’den çıktı: Sadece 3 yerde bulunuyordu!

Kırıkkale'de 17 yıldır süren kazılarda ezber bozan keşif: Büklükale'de bulunan nadir Hurrice tabletler, bölgenin Hitit kraliyetine ait gizemli bir merkez olduğunu ortaya koydu.

Anadolu’nun binlerce yıllık gizemli tarihi, Kırıkkale’nin Karakeçili ilçesinde yürütülen kazı çalışmalarıyla gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Kızılırmak’ın hemen kıyısında, jeopolitik açıdan her dönem stratejik bir geçiş noktası olan Büklükale’de 17 yıldır sürdürülen arkeolojik kazılar, ezber bozan sonuçlar veriyor. Doç. Dr. Kimiyoshi Matsumura başkanlığındaki Anadolu Arkeoloji Enstitüsü ekibi tarafından titizlikle yürütülen çalışmalarda, Anadolu tarihinin karanlıkta kalmış sayfaları aydınlatılıyor.

"Aşağı şehir" ve "Yukarı şehir" olmak üzere iki farklı alanda yoğunlaşan kazılarda, son olarak gün ışığına çıkarılan bronz iğneler, hayvan figürlü mühürler ve mühür baskılı kalıntılar arkeoloji dünyasında büyük heyecan yarattı.

Osmanlı'dan Demir Çağı'na Zaman Tüneli

Büklükale, adeta üst üste binmiş medeniyet katmanlarıyla kronolojik bir tarih laboratuvarı niteliği taşıyor. Kazı Başkanı Doç. Dr. Kimiyoshi Matsumura, bölgenin tarihsel derinliğini şu sözlerle aktarıyor:

"Yukarıdan aşağıya doğru indiğimizde adeta bir zaman tünelindeyiz. En üst katmanda, muhtemelen askeri bir garnizon olarak da kullanılan Osmanlı dönemine ait izler var. Hemen altında Büyük İskender’in hüküm sürdüğü Helenistik Dönem’e ulaşıyoruz. Daha derinlerde ise Demir Çağı’nın izleri bizi karşılıyor."

Bölge sadece bu dönemlerle sınırlı değil. Ahameniş Persleri, Lidyalılar ve Karadeniz’in kuzeyinden bu topraklara kadar uzanan Kimmerlerin ayak izleri de Büklükale'de net bir şekilde görülebiliyor. Hatta bölgedeki görkemli sur duvarlarının Kimmerler dönemine ait olduğu tahmin edilirken, bir alt tabakada ise Frig kültürünün zengin kalıntılarına rastlanıyor.

Gizemli Damga Mühür ve Kayıp Saray Kompleksi

Son dönem buluntuları arasında arkeologları en çok heyecanlandıran parça ise çift hayvan figürlü ve gizemli deliklerle bezeli bir tutamaklı damga mührü oldu. MÖ 2. binyılın Karum Dönemi sonu ile Eski Hitit Dönemi arasındaki kesite tarihlendiği düşünülen bu mühür, bölgedeki idari gücün büyüklüğüne işaret ediyor. Arkeologlar, şu ana kadar elde edilen mimari veriler ışığında, Büklükale’de devasa bir Hitit saray kompleksinin giriş kapısını saptadıklarını belirtiyor.

Anadolu'da Sadece 4 Yerde Var: Hurrice Tabletler Dengeleri Değiştirdi

Büklükale’yi sıradan bir yerleşim yeri olmaktan çıkarıp küresel arkeoloji ligine taşıyan en önemli unsur ise çivi yazılı tabletler. Geçmiş yıllarda en batıda bulunan Hititçe çivi yazılı tabletlere ev sahipliği yapan Büklükale’de, 2019 yılından itibaren "Hurrice" tabletler de bulunmaya başlandı.

Hurrice tabletlerin keşfi, dünya tarihçileri için tam anlamıyla bir dönüm noktası. Çünkü bu dildeki tabletler Anadolu’da şimdiye kadar yalnızca Hitit kraliyet ailesinin doğrudan ikamet ettiği üç merkezde bulunmuştu: Başkent Hattuşa, Ortaköy ve Kayalıpınar. Büklükale, bu nadide listede dördüncü sıraya yerleşerek buranın sıradan bir antik kent değil, Hitit kraliyetinin stratejik bir yönetim merkezi ya da sarayı olduğunu tescillemiş oldu. Kazı ekibi, Kızılırmak'ın bu gizemli kentinin sakladığı diğer sırları çözmek için çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor.