Ekolojik Farkındalık Sanatla Buluştu
Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Film Festivali (BİFED), küresel ekoloji sorunlarını yerel ölçeğe taşımaya devam ediyor. Uluslararası arenada Floransa ve Selanik, yurt içinde ise Akşehir ve İstanbul Beyoğlu gibi merkezlerde sinemaseverlerle buluşan festival, bu yıl üçüncü kez Gökçeada Film Günleri ile İmroz topraklarına konuk oldu. Üç gün süren yoğun program; çevre bilincini, adanın kendine has sorunlarını, atölyeleri ve söyleşileri beyaz perde aracılığıyla halkın gündemine taşıdı.

Çok Dilli Açılış ve Kadınların Görünmeyen Dayanışması
18 Haziran Cuma akşamı kapılarını açan etkinlik, Gökçeada’nın çok kültürlü yapısını simgeleyen Poulia İmroz Korosu’nun çok dilli şarkılarıyla başladı. BİFED Direktörü Petra Holzer’in açılış konuşmasıyla devam eden gecede söz alan Gökçeada Belediye Başkanı Bülent Ecevit Atalay, çocukların erken yaşta ekolojik dünya görüşüyle tanışmasının önemine değinerek projeyi sahiplenen ada halkına teşekkür etti.
Etkinliğin arka planındaki en dikkat çekici detay ise BİFED Etkinlik Koordinatörü Nigâr Mat’ın açıklamalarıyla gün yüzüne çıktı. İlk yıllarda köylerdeki muhtarların duyuruları yalnızca erkeklerin yer aldığı WhatsApp gruplarında paylaşması nedeniyle katılımın düşük kaldığını belirten Mat, köyleri bizzat ziyaret ederek kadınlara ulaştıklarını söyledi. Kadınların yoğun talebi doğrultusunda programın odağı tamamen kadınlar ve çocuklara çevrildi.

Pestisit Tehlikesine Karşı "Memleketime Bir Şarkı"
Açılış gecesinde, adanın sinema hafızasında önemli bir yere sahip olan Namık Usta’nın adını taşıyan Açık Hava Sineması’nda anlamlı bir gösterim yapıldı. Arjantin, Almanya ve Kolombiya ortak yapımı olan, Mauricio Albornoz Iniesta imzalı “Memleketime Bir Şarkı” belgeseli izleyiciyle buluştu. Arjantin kırsalında tarım ilaçlarının (pestisit ve herbisit) çocuklar üzerindeki zehirli etkilerine karşı müzikle direnen bir öğretmenin hikayesini anlatan film, ada sakinlerinden tam not aldı. Festivalin ikinci gününde ise katılımcılar, Eski Bademli’den Mavi Koy ve Yıldız Koyu’na uzanan tematik bir doğa yürüyüşünde bir araya geldi.
Üretici Kadınların Çığlığı: "Zincir Marketlerle Rekabet Edemiyoruz"
Yeni Bademli Köyü İlkokulu bahçesinde düzenlenen ikinci gün etkinlikleri, sinemayı toplumsal bir kürsüye dönüştürdü. Film gösterimi öncesinde düzenlenen söyleşide söz alan üretici köylü kadınlar, yaşadıkları ekonomik ve lojistik darboğazı aktardı. Sadece çiftçilikle geçinmenin imkansız hale geldiğini vurgulayan kadınlar; kısıtlı sulama imkanları, artan maliyetler ve dev zincir marketlerin haksız rekabeti karşısında doğal üretim yapmanın zorluklarını paylaştı.
Söyleşinin hemen ardından gösterilen Aybüke Avcı’nın “Domates Biber Depresyon” belgeseli ise adeta bu sorunların aynası oldu. Biber hasadının zorluklarını köy hayatının yalnızlığı ve toplumsal ruh haliyle harmanlayan film, Yeni Bademli halkı tarafından derin bir empatiyle izlendi.

Gizli Liman’da Land Art ve Depremin Yaralarını Saran Kapanış
Film günlerinin son günü tamamen çocuklara ve kolektif iyileşmeye ayrıldı. Uğurlu Köyü’nde yer alan Gizli Liman’da bir araya gelen çocuklar, Sanatçı Yiğit Türüdü eşliğinde sahildeki kumları kullanarak “Yeryüzü Sanatı” (Land Art) projesine imza attı. Ardından Kati Egely’nin ödüllü animasyonları çocuklarla buluştu.
Gökçeada Film Günleri, 6 Şubat depremlerinin ardından yıkılan bir kenti, kadınların ve çocukların dayanışması, el işleri, şarkıları ve danslarıyla yeniden ayağa kaldırma mücadelesini anlatan Nesime Karateke imzalı “Sava” belgeseliyle perdelerini kapattı. Sanatın ve toplumsal dayanışmanın iyileştirici gücünü vurgulayan etkinlik, izleyicilerde derin izler bırakarak sona erdi.