Teknolojinin insan doğası üzerindeki yıkıcı etkilerini tuvale taşıyan Doç. Dr. Engin Güney, yeni sergisiyle dijitalleşmenin yarattığı kimliksizleşme sürecini gözler önüne seriyor.
Samsun, sanat dünyasında yankı uyandıracak düşündürücü bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi bünyesinde sanatseverlerle buluşan "Transhüman-izm", modern insanın teknoloji karşısında yaşadığı varoluşsal krizi mercek altına alıyor. Doç. Dr. Engin Güney’in imzasını taşıyan sergi, dijital dünyanın sunduğu konforun ardındaki ideolojik tehlikeleri 29 farklı eserle sorguluyor.
Makineleşen İnsan ve Kaybolan Değerler
Serginin temel çıkış noktasını, teknolojinin insanı geliştirmek yerine onu bir "araç" haline getirmesi oluşturuyor. Doç. Dr. Güney, günümüzdeki durumu "Makine insansılaştırılırken insan makineleşiyor" sözleriyle özetliyor. Sanal gerçekliklerin hakikatin önüne geçtiği bu çağda, vicdan ve merhamet gibi insani hasletlerin giderek aşındığına dikkat çeken sanatçı, kontrolsüz dijitalleşmenin bireyi programlanmış bir robota dönüştürdüğünü savunuyor.
İdeolojik Bir İtirazın Görsel Dili
Sergi ismindeki "izm" takısının bilinçli olarak ayrılması, Güney’in teknolojik dönüşüme bakışındaki ideolojik duruşu simgeliyor. Sosyal medya bağımlılığından yapay zekanın etik dışı kullanımına kadar geniş bir yelpazeyi eleştiren sanatçı, dijital oyunların ve sanal platformların insan üzerindeki manipülatif etkilerini eserlerine yansıtıyor.
Dijitopik Yaşamdan Alternatif Geleceğe
İki ana bölümden oluşan sergide, izleyicileri ilk etapta "dijitopik" bir yaşam modelinin karanlık yüzü karşılıyor. İkinci bölümde ise renk ve doku arayışlarıyla, teknolojinin insanı yok etmediği, aksine öz değerlerle harmanlandığı alternatif bir gelecek tasavvuru sunuluyor. İnsanlığın gidişatına dair karamsar bir tablo çizse de Doç. Dr. Güney, ortak bir bilinçle bu dönüşümün tersine çevrilebileceğine inanıyor.
OMÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Sanat Galerisi'nde kapılarını açan ve 10 gün boyunca ziyaret edilebilecek olan sergi, akademik dünyanın ve sanatseverlerin yoğun ilgisiyle karşılandı. Açılış törenine katılan üniversite yönetimi ve öğrenciler, dijitalleşmenin insan ruhu üzerindeki etkilerini sanatın diliyle tartışma fırsatı buldu.