İstanbul, İslam tarihinin en özel dönemine ayna tutan, manevi derinliği yüksek bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Hz. Muhammed'in (s.a.v.) hicri 1500. doğum yılı ve Muharrem ayı vesilesiyle hazırlanan "Asr-ı Saadet'ten Günümüze" başlıklı çini ve seramik sergisi, Avcılar'da bulunan İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektörlüğü sergi salonunda sanatseverlerin beğenisine sunuldu.
Öğretim Görevlisi ve sanatçı Dr. Kifayet Özkul’un imzasını taşıyan sergi, İslam medeniyetinin köklü mirasını, dönüm noktalarını ve sembollerini geleneksel sanatın estetik süzgecinden geçirerek günümüze taşıyor.

Pandemi Döneminde Olgunlaşan İlahi Niyet
Serginin doğuş hikayesini ve sanatsal felsefesini paylaşan Dr. Kifayet Özkul, projenin temel motivasyonunun "sevgi ve inanç" olduğunu vurguladı. Çalışmalarını kendi yaşam anlayışı doğrultusunda şekillendirdiğini belirten Özkul, Hz. Muhammed’i sanat yoluyla anlatma fikrinin Kovid-19 pandemisi döneminde eyleme dönüştüğünü ifade etti.
Eserlerin sayısal sembolizmine dikkat çeken Özkul, süreci şu sözlerle özetledi: "İlahi huzurda, bana verilen yeteneklerin hesabını verirken en sevileni anlatmış olmayı diledim. İlk etapta Hz. Peygamber'in ömrünü temsilen 63 eser yapmayı hedeflemiştim ancak çalışma 23 eserde durdu. Bir dostumun bu sayının risalet süresini sembolize ettiğini hatırlatması üzerine, çalışmanın manevi bir sınırda olgunlaştığını fark ettim. Daha sonra eklenen 2 eserle birlikte koleksiyon 25 parça ile tamamlandı."

Doğumdan Ebediyete Bir Hayat Döngüsü
Koleksiyonda hilye-i şerif, mühür ve ism-i şerif gibi klasik temaların yanı sıra, İslam sanatında ilk kez denenen özgün tasarımlar da yer alıyor. Hz. Peygamber’in doğum işaretlerinden ayak izine kadar hayatındaki dönüm noktalarını kronolojik ve sembolik bir dille yorumlayan Özkul, ziyaretçilerini sadece görsel değil, işitsel ve duyusal bir atmosferle de karşılıyor. Gül suyu ve hurma ikramıyla açılan sergi, konuklarına adeta bir Asr-ı Saadet iklimi yaşatıyor.
"Az Renk, Çok Detay" ile Siyahın Asaleti
Sergide göze çarpan en belirgin üslup özelliklerinden biri, karmaşadan uzak durmayı amaçlayan "az renk, çok detay" felsefesi. Eserlerin merkezinde siyah rengin hakim olduğunu belirten sanatçı, bu tercihinin arkasındaki felsefeyi, "Siyah, Hz. Muhammed’in nurunun ve Ukab adlı sancağının rengidir. Aynı zamanda 'Karanlıktan sonra aydınlık gelir' nebevi müjdesi, bu rengi başrole taşımamda rehberim oldu" diyerek açıkladı.

"Batı Kültürüne Karşı Köklerimize Dönmeliyiz"
Teknolojinin zirve yaptığı modern çağda geleneksel değerlerin kasıtlı bir erozyona uğratıldığını savunan Dr. Kifayet Özkul, sanatın asıl görevinin köklere dönmek olduğunu belirtti. Batı merkezli sanat anlayışına eleştirel bir yaklaşım getiren Özkul, geleneksel Türk-İslam sanatlarının köklü yapısıyla kendini her zaman yenileyeceğini ve ata yadigarı bu mirasa sahip çıkmanın bir görev olduğunu ifade etti.
Geleneksel sır altı çini tekniğini modern grafik tasarım ilkeleriyle harmanlayan bu benzersiz sergi, 30 Haziran'a kadar İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektörlüğü sergi salonunda ziyaret edilebilecek.