Edebiyat ile görsel sanatların sınırlarını esneten disiplinler arası çalışmalar, kültür-sanat gündeminde kendinden söz ettirmeye devam ediyor. Yazar Tuba Ayşe Özgür’ün kaleme aldığı, fotoğraf sanatçısı Nihal Gündüz’ün kadrajıyla derinlik kazandıran yeni eser Kırık Yansımalar, İstanbul Concept ev sahipliğinde gerçekleşen özel bir söyleşiyle okurlarla buluştu. Eserin arka planının ve sanatsal felsefesinin masaya yatırıldığı etkinlik, iki farklı disiplinin birbirini nasıl dönüştürüp beslediğine dair nitelikli bir tartışma alanına dönüştü.
Dokuz Kare Dokuz Anlatı: Bellek ve Kimlik Yüzleşmesi
Eser, kurgusal ve düşünsel sınırları bir araya getiren yapısıyla dikkat çekiyor. Dokuz öykü, dokuz deneme ve bu metinlerle doğrudan diyalog kuran dokuz fotoğraftan oluşan Kırık Yansımalar, insan ruhunun görünmeyen kırılma noktalarını odağına alıyor. Söyleşi boyunca öykü ile deneme türleri arasındaki geçişkenlik incelenirken; bellek, kişisel kimlik ve bireyin kendi iç dünyasıyla yüzleşme süreçleri derinlemesine ele alındı.
Görsel Hafıza Edebiyatın İzinde
Etkinlikte konuşan Tuba Ayşe Özgür, kitabın kolektif üretim sürecine dair detayları paylaşarak fotoğrafın edebiyata kattığı yeni perspektifleri aktardı. Fotoğrafın yalnızca bir görsel tamamlayıcı olmadığını, aksine metnin anlatı gücünü artıran bağımsız bir katman olarak işlev gördüğünü belirten Özgür, görsel hafıza ile yazılı kültürün kurduğu bağın okuma deneyimini nasıl zenginleştirdiğine vurgu yaptı.
İstanbul Concept’in sanatsal atmosferinde gerçekleşen buluşma, edebiyat ve fotoğraf meraklılarına görsel ile sözel sanatların ortak dili üzerine bütüncül bir bakış açısı sundu.