Yeni Birlik Gazetesi
Yeni Birlik Gazetesi Kültür Sanat Kars’ın yaşayan hafızası: 73 yaşındaki usta, asırlık "tar" geleneğini emanet edecek çırak arıyor

Kars’ın yaşayan hafızası: 73 yaşındaki usta, asırlık "tar" geleneğini emanet edecek çırak arıyor

Kars’ın kültürel dokusunda derin izleri bulunan ve Kafkasya’dan Anadolu’ya uzanan kadim bir miras olan "tar" enstrümanı, bugün 73 yaşındaki Salih Şahin’in atölyesinde nefes almaya devam ediyor.

Yarım asırdır elinden düşürmediği enstrümanlarla kültürel bir köprü kuran Salih Şahin, unutulmaya yüz tutan tar zanaatını devredecek bir el bekliyor.

Kars’ın kültürel dokusunda derin izleri bulunan ve Kafkasya’dan Anadolu’ya uzanan kadim bir miras olan "tar" enstrümanı, bugün 73 yaşındaki Salih Şahin’in atölyesinde nefes almaya devam ediyor. Babasından devraldığı bu zanaatı elli yılı aşkın süredir büyük bir titizlikle sürdüren Şahin, sadece bir enstrüman yapımcısı değil, aynı zamanda yörenin müzikal belleğini taşıyan nadir isimlerden biri olarak öne çıkıyor.

Kendi atölyesinde tar ve saz gibi telli çalgıların üretimini gerçekleştiren usta sanatçı, bu enstrümanların sadece ses üretmediğini, aynı zamanda bölgenin tarihini ve ruhunu yansıttığını vurguluyor.

Saz ve tarın sesi birleşti: Sazuta

Geleneksel yöntemlere bağlı kalırken yenilikçi bir dokunuş yapmaktan da geri durmayan Şahin, müzik dünyasına "Sazuta" adını verdiği özgün bir enstrüman kazandırdı. Hem tarın hem de sazın tınılarını bünyesinde barındıran bu yeni enstrüman, ustanın yarım asırlık birikiminin bir yansıması olarak dikkat çekiyor. Kendi besteleriyle de sanatını taçlandıran Şahin’in, yöre kültürüne kazandırdığı 141 kayıtlı eseri bulunuyor.

Gelecek nesillere aktarılacak bir miras

Sanat hayatı boyunca Kars, Ardahan ve Iğdır türkülerini derleyerek albümleştiren tek isim olma unvanını taşıyan Salih Şahin, bugünlerde ise farklı bir endişe taşıyor. Atölyesinde ürettiği eserlerin kendisinden sonra sahipsiz kalmasından korkan usta, genç kuşakların geleneksel zanaatlara olan mesafeli duruşundan yakınıyor.

Tar ve Sazuta’yı yaşatacak, bu kültürel mirası devralacak bir çırak bulamamaktan dert yanan Şahin, tek isteğinin bu kadim mesleğin kendisinden sonra da varlığını sürdürmesi olduğunu belirtiyor. Atölyesinde zaman zaman kendi bestelerini seslendirerek mini konserler veren usta, kültürel değerlerimize sahip çıkılması çağrısını her fırsatta yineliyor.