Kilis’te yüzyıllardır süregelen geleneksel el sanatları arasında yer alan yemenicilik, yaşlı ustalarının çalışmalarıyla yaşatılmaya devam ediyor. Bu özel zanaatın en önde gelen temsilcilerinden biri, yaklaşık 45 yıldır bu mesleği icra eden Ahmet Özuslu. Özuslu, yemeniciliği babasından öğrendiğini aktararak, bu işin sabır, sebat ve özveri gerektirdiğini vurguluyor.
El emeğiyle üretilen yemeniler
Yemenicilik, makineleşmenin olmadığı bir zanaat olarak dikkat çekiyor. Ahmet Özuslu, bu durumu şu sözlerle ifade ediyor: "Usta, sandalyesinden kalkmadan vaktini boşa harcamadan sürekli bu işle uğraşacak ki ürün ortaya çıksın. Yoksa çıkmaz." Üretimdeki el emeğinin önemi, bu zanaatın en temel taşlarını oluşturuyor. Yemenilerin büyükbaş ve küçükbaş hayvanların derisinden üretildiğini belirten Özuslu, ürünü özellikle yaz aylarında kullanıldığını ve altı aylık bir giyme süresinin bulunduğunu da ekliyor.
Gelecek nesiller endişe verici
Yemenicilik mesleği, sadece el becerisiyle değil, aynı zamanda kültürel bir miras olarak da korunması gereken bir alandır. 79 yaşındaki Adil Özuslu ise yaklaşık 60 yıldır bu sektördeki deneyimlerini paylaşıyor. Mesleğin gelecekteki devamlılığı konusunda endişelerini dile getiren Özuslu, "Mesleği maalesef öğrenen yok. Ben burada çalışıyorum, bana iş veren kazanıyor, hükümet vergi alıyor, bunu giyen kişi kazanıyor, ben de kazanıyorum. Bu tarz meslekler çok güzel" diye konuşarak, bu sanatın değerini ortaya koyuyor.
Kilis’te yemenicilik geleneği, ustalarının azmi ve sabrı sayesinde ayakta kalmaya devam ediyor; ancak bu özgün ve değerli zanaatın geleceği, genç kuşakların bu mesleği öğrenmeme durumu nedeniyle tehlikede.

KİLİS'TE YÜZYILLARDIR SÜRDÜRÜLEN GELENEKSEL EL SANATLARINDAN YEMENİCİLİK, İLERLEYEN YAŞLARINA RAĞMEN MESLEĞİNİ SÜRDÜREN USTALAR TARAFINDAN YAŞATILMAYA DEVAM EDİYOR.