Mersinli Ramazan Özkan, bir okul projesi için eline aldığı kıl testeresiyle çıktığı yolda, bugün unutulmaya yüz tutmuş naht sanatının bölgedeki en önemli temsilcilerinden biri haline geldi.
Mersin’de yaşayan 50 yaşındaki iki çocuk babası Ramazan Özkan’ın hayatı, kızının ilkokul ödeviyle bambaşka bir yöne evrildi. Kartondan yapılması istenen bir duvar saatini daha dayanıklı olması için kontrplaktan üretmeye karar veren Özkan, bu küçük adımın geleneksel bir sanat dalına tutkuyla bağlanmasına vesile olacağını tahmin etmiyordu. Kıl testeresiyle ahşaba şekil verme sürecinde yaşadığı merak, onu internet üzerinden naht sanatını araştırmaya yöneltti.
Kendi çabasıyla ustalaştı
Hiçbir profesyonel eğitim almadan, sadece dijital platformlardaki usta sanatçıların tekniklerini inceleyerek kendini geliştiren Özkan, 15 yıl boyunca evinin atölyesinde yüzlerce eser üretti. Başlangıçta hobi olarak gördüğü bu uğraş, zamanla Mersin Arkeoloji Müzesi gibi prestijli mekanlarda sergilenen profesyonel bir sanat serüvenine dönüştü. Bugün Mersin Olgunlaşma Enstitüsü bünyesinde çalışmalarını sürdüren Özkan, naht sanatının inceliklerini gelecek nesillere aktarmayı bir görev biliyor.
Usta-çırak ilişkisiyle geleceğe taşınıyor
Geleneksel sanatların ancak usta-çırak aktarımıyla yaşayabileceğine inanan Özkan, bu vizyon doğrultusunda el sanatları öğreticisi Rana Öztürk’ü yetiştiriyor. Sabır ve yüksek dikkat gerektiren bu zanaatı büyük bir özveriyle öğrencisine aktaran Özkan, sanatın geleceğinin emin ellerde olduğunu belirtiyor.
Özkan’ın öğrencisi Rana Öztürk ise ustasının hiçbir bilgiyi saklamadan, büyük bir cömertlikle kendisine yol gösterdiğini ifade ediyor. İkili, Osmanlı’dan günümüze miras kalan bu estetik değeri, modern tekniklerle harmanlayarak yaşatmaya ve yaygınlaştırmaya devam ediyor.