Denizli’deki Laodikeia Antik Kenti’nde sürdürülen restorasyon çalışmaları, Roma dönemine ait eşsiz bir sanat eserini daha arkeoloji dünyasına kazandırdı. Batı Tiyatrosu’nun molozları arasında bulunan devasa Athena heykeli, dönemin estetik anlayışına ve kültürel zenginliğine ışık tutuyor.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Laodikeia Antik Kenti’nde devam eden kazıların heyecan verici bir buluntuyla taçlandığını duyurdu. Bakan Ersoy, "Geleceğe Miras" vizyonu kapsamında yürütülen projede, Batı Tiyatrosu sahne binasının moloz dolguları arasında, yaklaşık 2 metre boyunda beyaz mermerden işlenmiş bir Athena heykeline ulaşıldığını belirtti.
Molozların altından çıkan sanat şaheseri
Batı Tiyatrosu’nun sahne binası (postskene) kısmında gerçekleştirilen kazılarda, yüzüstü vaziyette bulunan heykel, arkeologlar tarafından büyük bir titizlikle gün ışığına çıkarıldı. Baş kısmı henüz bulunamayan eser, üzerindeki detaylı işçilikle dikkat çekiyor. Heykelin, İmparator Augustus döneminin klasik üslubunu yansıttığı ve usta bir heykeltıraşın elinden çıktığı değerlendiriliyor.
Homeros destanlarının sahneye yansıması
MÖ 2. yüzyıla tarihlenen Batı Tiyatrosu, sadece tiyatro gösterilerine değil, aynı zamanda mitolojik anlatıların sergilendiği devasa bir galeriye ev sahipliği yapıyordu. Üç katlı mimari yapısında yer alan 48 sütun arasındaki nişlerde, Odysseus’un destansı yolculuğundan kesitler sunan heykeller bulunuyor. Son yıllarda yapılan kazılarda ortaya çıkarılan bu heykel grupları, antik kentin kültürel bir merkez olma kimliğini de pekiştiriyor.
Dokuma tanrıçası Laodikeia’da yeniden hayat buluyor
Athena heykelinin detayları incelendiğinde, tanrıçanın savaşçı kimliğinden ziyade, Laodikeia’nın tarihsel dokuma merkezi olma özelliğiyle örtüşen bir figür olarak betimlendiği görülüyor. Göğsündeki Medusa başlı aegis detayı ve üzerindeki pelerin ile peplos kıvrımları, eserin sanatsal kalitesini gözler önüne seriyor. Antik kentte Athena adına düzenlenen festivallerin yazıtlarla belgelenmiş olması, bu heykelin kent halkı için taşıdığı manevi değeri de kanıtlar nitelikte.
Uzmanlar, arka yüzü sütunlara yerleştirilmek üzere kaba bırakılmış olan bu özel eserin, Laodikeia’nın antik dönemdeki sanatsal gücünü temsil eden en önemli parçalardan biri olduğunu vurguluyor. Bölgedeki restorasyon ve kazı çalışmalarının, geçmişin izlerini takip ederek kentin tarihini aydınlatmaya devam edeceği belirtiliyor.