Malazgirt Zaferi’nin gerçekleştiği topraklarda sürdürülen kapsamlı arkeolojik araştırmalar, ezber bozan veriler sunmaya devam ediyor. 2020 yılından bu yana yürütülen "Malazgirt Savaş Alanının Tespiti, Şehitliklerin Belirlenmesi ve Arkeolojik Yüzey Araştırması" projesi kapsamında, Bizans ordusuna ait XI. yüzyıl askeri teknolojisini yansıtan balista ok uçları ilk kez toprak altından çıkarıldı.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, elde edilen son bulguların Malazgirt Kalesi kuşatmasının bilinmeyen yönlerini aydınlatmada hayati bir rol oynadığını ifade etti.

Taşbaşı Mevkii'nde Kritik Buluntular
Arkeolojik çalışmalar, Malazgirt İç Kalesi'nin yaklaşık 500 metre güneydoğu yönünde yer alan ve tarihi vesikalarda "Taşbaşı Mevkii" olarak adlandırılan stratejik bölgede yoğunlaştı. Uzmanların gerçekleştirdiği ilk tipolojik incelemeler, bulunan ağır balista ok uçlarının doğrudan XI. yüzyıl Bizans askeri teçhizatına ait olduğunu kesinleştirdi.
Daha önceki çalışma dönemlerinde de çok sayıda kuşatma ok ucu ve Bizans dönemine ait sikkelerin elde edildiği Taşbaşı Mevkii, bu son keşifle birlikte Malazgirt'in düşmesinde ve kuşatma taktiklerinde oynadığı kilit rolü bir kez daha kanıtlamış oldu.

Romen Diyojen'in Kuşatma İzleri Belgelendi
Elde edilen bulgular, Bizans İmparatoru Romen Diyojen’in 22-23 Ağustos 1071 tarihlerinde Malazgirt Kalesi’ni kuşattığı anlarda kullandığı askeri mühimmata dair doğrudan kanıt niteliği taşıyor. Bu keşif, sadece Savaş Günü'ne değil, zafere giden hazırlık ve kuşatma sürecine de ışık tutuyor.
Söz konusu bölge, 1071’deki büyük çatışmadan önce, 1054 yılında Büyük Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey’in gerçekleştirdiği Malazgirt kuşatmasında da kilit bir savunma ve saldırı noktası olarak öne çıkmıştı. Son veriler, 1071 öncesi ve sonrasındaki askeri hareketliliği bilimsel temellerle kıyaslama imkânı veriyor.

"Anadolu'nun Kapılarını Açan Kahramanları Minnetle Yâd Ediyoruz"
Keşfin tarihi önemine vurgu yapan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yürütülen bilimsel çalışmaların Malazgirt Zaferi’ni somut verilerle geleceğe taşıdığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:
"Malazgirt'te yürüttüğümüz bilimsel çalışmalar, tarihimizin en önemli dönüm noktalarından birini arkeolojik verilerle aydınlatmaya devam ediyor. Bu heyecan verici keşif, Malazgirt kuşatmasının bilinmeyen yönlerini ortaya koyan en değerli bulgulardan biri olmuştur. Projede emeği geçen tüm akademisyenlerimize, uzmanlarımıza ve sahada özveriyle çalışan ekiplerimize teşekkür ediyorum. Anadolu’nun kapılarını bizlere açan Sultan Alparslan’ı ve aziz ordusunu rahmetle anıyorum."