Türklerin Anadolu’yu yurt edinmesini sağlayan şanlı zaferin izleri, modern bilimin ışığında tek tek ortaya çıkarılıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle, Ahlat Müze Müdürlüğü ve Muş Alparslan Üniversitesi ortaklığında başlatılan “Malazgirt Savaş Alanının Tespiti, Tarihi ve Arkeolojik Yüzey Araştırma Projesi” ezber bozan bir keşfe imza attı. Bölgede yürütülen titiz kazılarda, Malazgirt Savaşı’nın yapıldığı döneme ait ok uçları bulundu.

Farklı üniversitelerden Muş’a gelen arkeolog, antropolog, tarihçi ve sanat tarihçilerinden oluşan 44 kişilik dev uzman ekip, Prof. Dr. Adnan Çevik’in bilimsel danışmanlığında adeta iğneyle kuyu kazıyor. Son 3 yıldır ilçe merkezine 7,5 kilometre uzaklıktaki Afşin Mahallesi’nde yoğunlaşan çalışmalar, Selçuklu Şehitliği olduğu değerlendirilen bu bölgede tarihin kapılarını aralıyor.
Jeoradar Teknolojisiyle Yer Altı Haritalandı
Kazı çalışmalarının bilimsel arka planını aktaran Prof. Dr. Adnan Çevik, sadece 26 Ağustos gününü değil, savaşın seyrini belirleyen 22-28 Ağustos tarihleri arasındaki tüm askeri hareketliliği haritalandırmayı hedeflediklerini belirtti. Bölgede rastgele kazı yapmak yerine modern teknolojiden faydalandıklarını ifade eden Çevik, jeoradar ve jeofizik uygulamalarıyla yer altını görüntülediklerini söyledi.
Bir hafta süren taramaların ardından elde edilen veriler ile yüzey gözlemlerini örtüştürdüklerini belirten Çevik, bu yıl belirlenen üç stratejik alandan ilkinde 18 yeni mezarın açılması için düğmeye basıldığını kaydetti. Şimdiye kadar 52 mezarın açıldığı bölgede, bu sayının kısa sürede 100’e tamamlanması planlanıyor.
Savaş Alanı Arkeolojisinde Kritik Dönüm Noktası
Bugüne kadar yapılan kazılarda bölgedeki gömü geleneğini tamamen çözdüklerini ifade eden uzmanlar, elde edilen radyokarbon sonuçlarının net bir şekilde 11. ve 12. yüzyılı işaret ettiğini vurguluyor. Bu tarih aralığı, Malazgirt Savaşı’nın yaşandığı dönemle birebir örtüşüyor. Ancak keşfi asıl heyecanlı kılan unsur, bu yıl ilk kez ulaşılan somut savaş objeleri oldu.

Prof. Dr. Çevik, savaş alanı arkeolojisinde kesin sonuca ulaşmak için iki temel kanıta ihtiyaç duyulduğunu hatırlatarak şunları söyledi:
"Birincisi savaşta kullanılan metal objeler, ikincisi ise insan kayıpları. Önceki yıllarda bu bölgede metal objelere rastlayamamıştık. Bu yıl döneme ait ok uçlarının bulunması, alanın savaşla olan doğrudan bağını somutlaştırmak adına bizi son derece heyecanlandıran bir gelişme oldu. Açacağımız yeni mezarlarda travmatik ölüm izleri ve yeni objeler arayacağız."
İlk Türk-İslam Yerleşiminin İzleri
Çivikan Deresi yakınlarında bulunan kazı alanı, hem tarihi kaynaklardaki savaş tasvirleriyle birebir uyuşuyor hem de ovaya hakim stratejik konumuyla dikkat çekiyor. Uzmanlar, laboratuvar sonuçlarının istikrarlı bir şekilde aynı yüzyılı göstermesi nedeniyle mekanın sıradan bir mezarlık değil, savaşa ait bir "Selçuklu Şehitliği" olduğu ihtimalini her geçen gün güçlendiriyor.