Kütahya'nın ünlü çini ustası Mehmet Koçer, Kütahya çiniciliğinin tarihi gelişimini değerlendirerek, bu sanatın en parlak döneminin mimari eserlerde yoğun olarak kullanıldığı yıllarda yaşandığını ifade etti. Koçer, günümüzde üretim kalitesinin önemli bir düzeye ulaştığını ancak çiniciliğin, ekonomik ve sanatsal anlamda hak ettiği konuma gelebilmesi için mimariyle yeniden güçlü bağlar kurması gerektiğini vurguladı.
Koçer, çiniciliğin tarihi seyrine değinerek, 1800’lü yılların sonlarında saray mücellidi Hayri Efendi'nin Kütahya'ya gelerek bir çini atölyesi kurduğunu belirtti. O dönem genç yaşta olan Hafız Mehmet Emin Efendi'nin, Hayri Efendi'nin dikkatini çekerek çinicilik eğitimine başladığını ve bu alanda önemli bir yol kat ettiğini söyledi.
Çinicilikte, Birinci Ulusal Mimarlık Akımı ile birlikte mimarların çiniyi sadece süslemede değil, yapının kimliğini oluşturan önemli bir sanat unsuru olarak değerlendirdiklerini hatırlatan Koçer, "Mimarlar çininin nerede, nasıl ve hangi ölçülerde kullanılacağını çok iyi biliyorlardı. Bu da hem sanatın gelişimini hem de üreticilerin ekonomik olarak güç kazanmasını sağladı" dedi.
Koçer, mimari yapılarda çini kullanımının yalnızca estetik ya da sanatsal açıdan değil, ekonomik vardıkları açısından da önem taşıdığına dikkat çekti. Kamu binalarında çini örneklerinin çoğalması gerektiğini belirten Koçer, "Kütahya, çiniciliğin başkenti olma şansını iyi değerlendirmelidir" ifadelerini kullandı.
Kütahya'nın farklı şehirlerde önemli çini projelerinde yer aldığını kaydeden Koçer, şehirdeki kamu yapılarında çini kullanımının beklenen seviyede olmadığını ifade etti. Ayrıca, Dumlupınar Üniversitesi tarafından kurulması planlanan çini araştırma ve geliştirme merkezi için yaptığı çağrıda, bu girişimin somut projelerle desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Sonuç olarak, Koçer, Kütahya’nın sahip olduğu tarihi mirası gelecek nesillere taşımak için çiniciliğin yalnızca bir el sanatı olarak değil, kentin mimari kimliğinin ayrılmaz bir parçası olarak görülmesi gerektiğini dile getirdi.

Kütahyalı duayen çini ustası Mehmet Koçer: "Çinicilik yeniden mimariyle buluşmalı"