Bursa’nın Gemlik ilçesinde yaşayan model gemi eğitmeni Mustafa Kahya, Selçuklu döneminde "Gemilik" adıyla anılan ve Osmanlı döneminde de tersane kimliğini sürdüren ilçenin denizcilik geçmişini, birebir ölçekli tarihi gemi modelleriyle gelecek nesillere aktarıyor. Yaklaşık 4 ay süren titiz çalışmayla hazırlanan modeller arasında Nusret Mayın Gemisi, Bandırma Vapuru ve Savarona gibi Türk denizcilik tarihinin simge gemileri de bulunuyor.
2017 yılında emekli olduktan sonra torunlarına kalıcı bir el emeği miras bırakmak amacıyla model gemi yapımına başlayan Kahya, zamanla Halk Eğitim Merkezi’nde eğitmen olarak kurs vermeye başladığını belirtti. Gemlik’in adını Selçuklu Komutanı Ebul Kasım’ın 1087 yılında kurduğu "Gemilik" tersanesinden aldığını hatırlatan Kahya, böylesine önemli bir denizcilik mirasının ilçede yaşatılması gerektiğini vurguladı.
Kahya, "Emekli olacağım dönemde ’Ne yapabilirim?’ diye düşünürken torunlarıma el emeği bir miras bırakmak istedim ve model gemi yapımına başladım. Daha sonra Halk Eğitim’de bu alanda eksiklik olduğunu gördüm, gerekli sertifikaları alarak kurs öğretmenliği yapmaya başladım. Gemlik’in tarihine yakışır şekilde bu sanatın burada yaşaması gerektiğine inanıyoruz. Belediyemizden ve ilgili kurumlardan büyük maddi destek değil, sadece çalışmalarımızı sürdürebileceğimiz küçük bir alan istiyoruz. Beş yıldır eğitim verdiğimiz öğrencilerimiz var ve bu kültürü yaşatmaya devam etmek istiyoruz" dedi.
Model gemilerin tamamen proje üzerinden hazırlandığını ifade eden Kahya, "Yapım süreci yaklaşık 4 ay sürüyor. Ihlamur ve ayous ağacı kullanılıyor. Boyanın sadece kuruması değil, tamamen kemikleşmesi gerektiği için her kat arasında uzun süre bekliyoruz. Çok sabır isteyen bir iş. 85 yaşındaki öğrencilerim bile torunlarına bırakacakları en değerli mirasın el emeği olduğunu söylüyor. Mal mülk bırakılabilir ama el emeği nesilden nesile aktarılacak en kıymetli mirastır" diye konuştu.
Tarihte iz bırakan gemileri birebir ölçekleriyle yaptıklarını belirten Kahya, "Nusret Mayın Gemisi, Bandırma Vapuru ve Savarona gibi önemli gemileri üretiyoruz. Gemlik, tarih boyunca deniz ticaretinin önemli merkezlerinden biri oldu. Bu mirası yaşatmak zorundayız. Ben evimde de üretmeye devam edebilirim ancak bu sanatı öğrenmek isteyen birçok insan var. Onların bu kurslara ulaşabilmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Kursiyerlerden, aynı zamanda Giresunlular Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Halil Ataş ise model gemi yapımının yalnızca bir hobi olmadığını, aynı zamanda sabır ve sanatın birleştiği özel bir uğraş olduğunu söyledi. Ataş, "Emeklilik döneminde zamanı verimli değerlendirebileceğim, estetik ve sanatsal eserler ortaya koyabileceğim bir uğraş arıyordum. Halk Eğitim’deki kurs sayesinde Mustafa hocamızla tanıştık ve bu dünyanın içine girdik. Hazır kitler yerine her parçasını kendi emeğimizle üretiyoruz. Bu da ortaya çıkan eserleri çok daha kıymetli hale getiriyor. Gemi adından gelen Gemlik’in bu alanda kurumsal şekilde desteklenmesi, Türkiye’ye ve dünyaya açılabilecek bir marka değerine dönüşmesi çok önemli. Ne yazık ki bu tür kurslar zamanla yok oluyor. İnşallah Gemlik’te bu mirasa sahip çıkılır" dedi.

MODEL GEMİ EĞİTMENİ MUSTAFA KAHYA
