10 Nisan 2026’da vizyona giren ve sinema salonlarında adeta bir fırtına estiren Antoine Fuqua imzalı “Michael” filmi, sinema tarihinde kırılması güç bir rekorun yeni sahibi oldu. Hafta başı itibarıyla dünya çapında 912 milyon dolar gişe hasılatı barajını aşan yapım, Queen efsanesi Freddie Mercury'nin hayatını anlatan ve 7 yıldır zirvede oturan Bohemian Rhapsody’yi geride bıraktı.
Japonya turnesinin de etkisiyle önümüzdeki günlerde 1 milyar dolar sınırını geçmesine kesin gözüyle bakılan film, sadece bir gişe başarısı değil, aynı zamanda küresel çapta bir "vicdan" hareketinin sembolü olarak değerlendiriliyor.
Gişede 7 Ayda 7 Büyük Rekor
Lionsgate ve Universal ortaklığında sinemaseverlerle buluşan yapım, vizyona girdiği günden bu yana küresel sinema endüstrisinin ezberlerini bozdu. İşte "Michael"ın şimdiden sinema tarihine kazıdığı o rekorlar:
Tarihin En İyisi: Tüm zamanların en yüksek hasılat elde eden müzikal biyografi (biopic) filmi.
Lionsgate Zirvesi: Yapımcı şirket Lionsgate’in dünya genelinde bugüne kadar en yüksek gelir sağlayan sinema filmi.
Devasa Açılış: Bir müzikal biyografi için küresel ölçekte şimdiye kadar kaydedilen en büyük açılış hafta sonu rekoru.
Küresel Hakimiyet: Tam 65 uluslararası pazarda türünün en iyi açılış hasılatı.
Hız Rekoru: Brezilya, Fransa ve Meksika dahil 40 ülkede, Bohemian Rhapsody’nin toplam gösterim süresindeki başarısını çok daha kısa sürede geride bıraktı.
Fransa’da Tarih Yazdı: Edith Piaf’ın ikonik hayatını anlatan yerel efsane La Môme (La Vie En Rose) filmini bile kendi evinde tahtından etti.
Brezilya’da Zirve: Universal şirketinin Brezilya'da tüm zamanlarda en yüksek hasılat yapan filmi unvanını aldı.

50 Yıl Sonra Bile Eskimeyen Efsaneler
1980’li yıllara damgasını vuran Michael Jackson ve Freddie Mercury, aradan geçen yaklaşık yarım asra rağmen popüler kültürün zirvesindeki yerlerini korumaya devam ediyor. Bugün sinema salonlarını dolduran milyonlar, bu iki ikonun müzikal mirasının ne kadar köklü ve zamansız olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
Üstelik Michael'ın bu başarısı, sadece sinematografik bir başarı değil; filmle birlikte sanatçının efsanevi albümü Thriller’da yer alan "Billie Jean" ve "Beat It" gibi zamansız parçalar yeniden Billboard listelerinin zirvesine tırmanmış durumda.

Sinema Salonlarında Küresel Bir "Aklanma" Hareketi
Filmin bu denli devasa bir kitleye ulaşmasının arkasında, sinema eleştirmenleri ve yazarlara göre çok daha derin bir toplumsal psikoloji yatıyor. Hayatı boyunca ağır suçlamaların odağında olan ve adli süreçlerle yıpratılan Michael Jackson, bu film vasıtasıyla adeta küresel vicdan tarafından yeniden yargılanıyor ve aklanıyor.
Jackson'ın aslında hiçbir zaman büyümek istemeyen, tıpkı Günter Grass’ın ünlü romanı Teneke Trampet’teki kahraman gibi çocuk kalmayı seçen bir ruh olduğuna dikkat çekiliyor. Milyonlarca sinematografik oy, geçmişte yaşanan adli hataları kamu vicdanında düzelterek Popun Kralı’na hakkını teslim ediyor. Sinema dünyası, insanlık tarihine az gelecek bu büyük dehanın hakkındaki nihai kararı, gişe rekorlarıyla veriyor.